ABD ile İran arasında art arda gelen sert açıklamalar, Ortadoğu’daki tansiyonu yeniden yükseltti. Washington ve Tahran karşılıklı tehditlerle birbirine meydan okurken, bölgede askeri hareketlilik dikkat çekiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve ona eşlik eden savaş gemilerinin bölgeye sevk edilmesiyle İran’a yönelik askeri baskıyı artırdı. Trump, Tahran yönetimine “zaman hızla tükeniyor” mesajı vererek, İran’ın bir an önce müzakere masasına dönmesi gerektiğini savundu.
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Trump, İran’la “adil ve dengeli” bir anlaşmaya açık olduklarını belirtirken, nükleer silah konusuna kesin bir dille karşı çıktı. “Nükleer silah yok” ifadesini kullanan Trump, İran’ın nükleer programını sürdürmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.
Trump’tan Venezuela benzetmesi
İran’a yönelik uyarılarını sertleştiren Trump, bölgeye gönderilen donanma gücünün “son derece büyük” olduğunu söyledi. USS Abraham Lincoln öncülüğündeki filonun, daha önce Venezuela’ya gönderilen askeri güçten daha kapsamlı olduğunu savunan Trump, gerektiğinde bu gücün “hızlı ve sert” şekilde harekete geçebileceğini dile getirdi.
Trump, İran’ın anlaşmaya yanaşmaması nedeniyle daha önce “Gece Yarısı Çekici Operasyonu” adı verilen bir saldırıyla hedef alındığını ve bu operasyonun ciddi yıkıma yol açtığını öne sürdü. Açıklamasını ise “Bir sonraki saldırı çok daha ağır olur. Bunun tekrar yaşanmasına izin vermeyin” sözleriyle tamamladı.
Bu açıklamalar, ABD’nin İran’a karşı Venezuela’dakine benzer bir askeri operasyon planladığı ve dini lider Ali Hamaney gibi rejimin üst düzey isimlerinin hedef alınabileceği iddialarını da beraberinde getirdi.
ABD ordusunun Venezuela’da düzenlediği ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in yakalanarak ABD’ye götürüldüğü operasyon, daha önce dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.
Ancak siyasi analistler, İran’ın Venezuela ile kıyaslanamayacağını belirtiyor. Uzmanlara göre, 1979’dan bu yana iktidarda olan İran rejimi; özellikle Devrim Muhafızları gibi güçlü ve köklü yapılar sayesinde çok daha dirençli bir konumda bulunuyor.
Rubio’dan “önleyici saldırı” mesajı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Kongre’de yaptığı konuşmada İran yönetiminin hiç olmadığı kadar zayıf durumda olduğunu savundu. Ekonominin çökmekte olduğunu belirten Rubio, ülkede yeni protesto dalgalarının ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Rubio, İran’a yönelik olası bir saldırı konusunda henüz kesin bir karar alınmadığını belirtirken, ABD’nin her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olduğunu söyledi. İran’ın menzilinde yaklaşık 40 bin Amerikan askerinin bulunduğuna dikkat çeken Rubio, ABD ya da İsrail’e yönelik bir saldırı ihtimali ortaya çıkarsa Washington’un “önleyici bir askeri harekât” düzenleyebileceğini dile getirdi.
Tahran’dan sert yanıt: “Hazırız”
ABD’nin artan askeri tehditleri, İran’da protestoları sert yöntemlerle bastıran Tahran yönetimi üzerindeki baskıyı daha da artırdı. İran yönetimi ise ABD ve bölgedeki müttefiklerini, olası bir saldırının ağır sonuçları olacağı konusunda uyardı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin silahlı kuvvetlerinin her türlü saldırıya karşı hazır olduğunu belirterek “parmağımız tetikte” ifadesini kullandı. Arakçi, İran’a yönelik herhangi bir saldırının derhal ve güçlü bir karşılık bulacağını vurguladı.
Trump’ın müzakere çağrısına da değinen Arakçi, İran’ın baskı ve tehdit altında pazarlık yapmayacağını belirtti.


