11.3 C
İstanbul
Pazartesi, Mart 16, 2026

Boğaz köprüleri özelleştirilecek mi? Tartışma yeniden alevlendi

Yazıyı Paylaş

İstanbul’da Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün özelleştirileceği iddiası, son günlerde yeniden siyasi gündemin merkezine yerleşti. Hükümet cephesinden iddiaları açık ve net biçimde yalanlayan bir açıklama gelmezken, resmi bir özelleştirme kararı da duyurulmuş değil.

Tartışma, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nde AKP Grup Başkanvekili Faruk Gökkuş’un “Evet, köprüleri özelleştireceğiz” sözleriyle yeni bir boyut kazandı. Bu açıklama muhalefetin sert tepkisine yol açarken, konu ekonomik bir başlıktan çıkarak siyasi ve toplumsal bir tartışmaya dönüştü.

İddialar nasıl ortaya çıktı?

Boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların işletme haklarının devredileceği iddiası ilk olarak Bloomberg’in haberinde gündeme geldi. İddiaya göre iki köprü ve bazı otoyollar için özelleştirme hazırlıkları yapılıyordu. Ancak bugüne kadar resmi bir ihale takvimi ya da satış kararı açıklanmadı.

Tartışma, Orta Vadeli Program’da (OVP) 2026 yılı için öngörülen özelleştirme gelirlerindeki dikkat çekici artışla yeniden güç kazandı. Programa göre 2025’te 21 milyar TL düzeyinde gerçekleşmesi beklenen özelleştirme gelirlerinin 2026’da 185 milyar TL’ye çıkarılması hedefleniyor. Muhalefet, bu artışın köprü ve otoyol özelleştirmeleriyle bağlantılı olabileceğini savunuyor.

Siyasette kim ne diyor?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında iki Boğaz köprüsü ile yedi otoyolun özelleştirilmek istendiğini ileri sürdü. Özel, söz konusu varlıkların geçen yıl yaklaşık 600 milyon dolar gelir elde ettiğini belirterek, “3 milyar dolara 5 yıllık gelirini peşin almak için altın yumurtlayan tavuğu kesiyorlar” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise CHP’li Ulaş Karasu’nun soru önergesine verdiği yanıtta, OVP’deki özelleştirme geliri hedefinin köprü ve otoyol projeleriyle bağlantılı olmadığını savundu. Ancak köprülerin özelleştirilmeyeceğine dair net bir ifade kullanmadı. Bu durum tartışmaların sürmesine neden oldu.

Vatandaşa etkisi ne olur?

Uzmanlara göre köprülerin işletme hakkının devri, kısa vadeli bütçe ihtiyacını karşılamaya dönük bir adım olabilir. Ancak benzer kamu-özel iş birliği projelerinde olduğu gibi geçiş ücretleri ve garanti ödemeleri yeniden gündeme gelebilir.

Örneğin Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Avrasya Tüneli gibi projelerde, sözleşmede belirlenen ücret ile fiili tahsilat arasındaki fark Hazine tarafından karşılanıyor. Ayrıca araç geçiş garantileri nedeniyle bütçeden ek ödemeler yapılıyor.

Uzmanlara göre yeni bir özelleştirme modelinde yüksek bir satış bedeli hedeflenirse, işletme süresi uzatılabilir ya da geçiş ücretlerinde artış gündeme gelebilir. Kur dalgalanmaları nedeniyle gelir garantisi verilmesi de ihtimaller arasında değerlendiriliyor.

Stratejik risk tartışması

Boğaz köprüleri yalnızca ulaşım altyapısı değil, afet ve kriz anlarında kritik öneme sahip stratejik yapılar olarak görülüyor. 15 Temmuz darbe girişiminde köprülerin kapatılmaya çalışılması bu hassasiyeti yeniden hatırlatmıştı.

Uzmanlara göre işletme hakkı devredilse bile nihai denetim ve kriz anlarında karar yetkisinin devlette kalması büyük önem taşıyor. Aksi halde olağanüstü durumlarda kamu yararı ile sözleşme hükümleri arasında çatışma yaşanabileceği belirtiliyor.

Süreç hangi aşamada?

Şu an için Boğaz köprülerinin özelleştirileceğine dair resmi bir karar ya da ihale takvimi bulunmuyor. Hükümet, OVP hedeflerinin köprülerle bağlantılı olmadığını savunurken, muhalefet hazırlık yapıldığını ileri sürüyor.

Dolayısıyla tartışma kapanmış değil. Önümüzdeki dönemde atılacak somut adımlar, köprülerin geleceği ve geçiş ücretleri açısından belirleyici olacak.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

İlginizi Çekebilir