8 C
İstanbul
Perşembe, Mart 12, 2026

Cenevre Çıkmazı: ABD ve İran Bölgeyi Savaşa Sürüklüyor

Yazıyı Paylaş

İran ile ABD arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde yürütülen üçüncü dolaylı müzakere turu da anlaşma sağlanamadan sona erdi. Kritik başlıklarda taraflar arasında derin görüş ayrılıkları sürerken, diplomatik temaslara paralel olarak askeri gerilim de tırmanıyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, görüşmeleri “şimdiye kadarki en iyi ve en ciddi tur” olarak nitelendirdi. Araghchi, gelecek hafta Avusturya’nın başkenti Viyana’da, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı merkezinde teknik düzeyde görüşmeler yapılmasının planlandığını açıkladı. Bu teknik temasların gerçekleşmesi halinde, olası bir anlaşmanın ayrıntılarının ele alınabileceğini belirtti. ABD’li bir yetkili de Amerikan basınına süreci “pozitif” olarak değerlendirdi.

Ancak ABD merkezli Wall Street Journal’a göre taraflar özellikle İran’ın nükleer programının kapsamı ve geleceği konusunda hâlâ “çok uzak” pozisyonlarda bulunuyor. Washington yönetimi, Tahran’ın nükleer silah geliştirmesini kesin biçimde engellemeyi hedeflerken; İran böyle bir niyeti olmadığını savunuyor, ancak programını belirli ölçüde sınırlamaya hazır olduğunu ifade ediyor. Tahran bunun karşılığında ağır ekonomik yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor.

Umman arabuluculuğu ve Trump’ın ültimatomu

Görüşmelere Umman Dışişleri Bakanı Badr bin Hamad Al Busaidi aracılık ediyor. El Busaidi, önümüzdeki hafta yeni temasların planlandığını, ancak öncesinde başkentlerde istişareler yapılması ve bazı teknik belgelerin hazırlanması gerektiğini söyledi. İran tarafı da sürecin zaman alabileceğini kabul ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta İran’a Mart ayı başına kadar süre tanıdığını belirterek “Ya anlaşma sağlanır ya da sonuçları onlar için üzücü olur” ifadelerini kullanmıştı. Trump, diplomatik sürecin başarısız olması halinde askeri seçeneklerin devreye girebileceğini açıkça dile getirdi.

ABD basınına yansıyan bilgilere göre, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Cenevre’deki görüşmelerin yapıldığı gün Trump’a askeri seçenekler konusunda brifing verdi. Toplantıya ABD Genelkurmay Başkan Yardımcısı Dan Caine’in de katıldığı bildirildi. Caine’in daha önce İran’a yönelik bir operasyonun uzun süreli bir çatışmaya dönüşebileceği yönünde uyarıda bulunduğu iddia ediliyor.

“Uzun bir savaş olmayacak” mesajı

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington Post’a verdiği demeçte, İran’a yönelik olası saldırıların ABD’yi yıllarca sürecek bir Ortadoğu savaşına sürüklemeyeceğini savundu. Vance, Trump’ın hangi seçeneği tercih edeceğini bilmediğini ancak masada hem sınırlı askeri operasyonların hem de diplomatik çözümün bulunduğunu söyledi.

Vance, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemeye yönelik “çok net tanımlanmış” operasyon seçenekleri üzerinde durulduğunu belirtti. Ancak Tahran yönetimi, en küçük bir saldırının bile “kapsamlı bir karşılık” doğuracağını ve bölgesel çapta bir savaşa yol açabileceğini vurguluyor.

Bölgedeki askeri yığınak

ABD ordusunun Ortadoğu’da iki uçak gemisi, çok sayıda savaş gemisi, onlarca savaş uçağı, hava savunma sistemi ve uzun menzilli operasyonlar için yakıt ikmal uçakları konuşlandırdığı bildiriliyor. Amerikan medyası, bunun 2003 Irak Savaşı’ndan bu yana bölgedeki en büyük hava gücü konuşlandırması olduğunu aktarıyor.

Bu askeri hareketlilik, diplomatik sürecin başarısız olması halinde Washington’un askeri müdahaleye hazırlandığı yönündeki yorumları güçlendiriyor.

İran’dan taleplere ret

İran devlet medyasına göre Tahran, son tur görüşmelerde ABD’nin bazı taleplerini reddetti. İran, 400 kilogramdan fazla yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu yurt dışına göndermeye yanaşmıyor ve nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkından vazgeçmeyeceğini belirtiyor. Ayrıca Birleşmiş Milletler yaptırımlarının kaldırılmasını talep ediyor.

Wall Street Journal’ın haberine göre, ABD’nin müzakere heyetinde yer alan Özel Temsilci Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner, İran’ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki üç nükleer tesisini tamamen imha etmesini ve kalan zenginleştirilmiş uranyumu ABD’ye teslim etmesini istedi. Washington ayrıca yapılacak herhangi bir anlaşmanın süresiz olmasını talep ediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın balistik füze programını müzakere etmek istememesini “büyük bir sorun” olarak nitelendirdi. Rubio, İran füzelerinin ABD’yi ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini öne sürdü. Trump da Birliğin Durumu konuşmasında İran’ın ABD’ye ulaşabilecek menzilde füzeler geliştirdiğini iddia etti.

İran ise bu suçlamaları reddediyor. Araghchi, İran’ın 2 bin kilometreden daha uzun menzilli füze geliştirmediğini belirterek Trump’ın “yanlış bilgilendirildiğini” savundu. Tahran yönetimi, müzakerelerin yalnızca nükleer program ve buna bağlı yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı tutulmasında ısrar ediyor.

“Son şans” değerlendirmesi

Uzmanlar, mevcut sürecin kritik bir eşikte olduğuna dikkat çekiyor. ABD ve İran arasında diplomasi başarısız olursa askeri seçeneğin ciddi biçimde gündeme gelebileceği belirtiliyor. İran yönetimi ise olası bir ABD saldırısına, “Amerika’nın bölgedeki tüm askeri varlıklarını hedef alan” bir misillemeyle karşılık verileceğini duyurdu.

Cenevre’de sonuç alınamaması, tarafların pozisyonlarının hâlâ birbirinden uzak olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki günlerde Viyana’da yapılması planlanan teknik görüşmeler, ya diplomatik çözüm için son bir fırsat olacak ya da bölgeyi daha geniş çaplı bir çatışma riskine sürükleyen yeni bir dönemin habercisi olacak.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

İlginizi Çekebilir