Dervişoğlu’ndan “devlet aklı” çıkışı: “İktidarın dokunulmazlık zırhı değildir”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP’ye yönelik verilen “mutlak butlan” kararının ardından yaşanan gelişmelere ilişkin sert açıklamalarda bulundu. İktidar çevrelerinde sıkça kullanılan “devlet aklı” söylemini eleştiren Dervişoğlu, bu kavramın siyasi müdahaleleri meşrulaştırmak için kullanıldığını savunarak, “Devlet aklı, iktidarın her yaptığına sonradan giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, son dönemde siyaset gündemini meşgul eden CHP’ye yönelik yargı kararları ve iktidar çevrelerinin bu süreçte kullandığı söylemler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. CHP’nin genel başkanlık sürecine ilişkin alınan “mutlak butlan” kararının yalnızca bir parti içi mesele olarak görülemeyeceğini belirten Dervişoğlu, yaşananların Türkiye’de siyasetin yeniden şekillendirilmesine yönelik daha geniş kapsamlı bir planın parçası olduğunu ileri sürdü.
Konuşmasında özellikle “devlet aklı” kavramının son dönemdeki kullanımını hedef alan Dervişoğlu, hukuk devleti ilkesinin zedelendiği, kurumların işlevsizleştirildiği ve liyakat yerine sadakatin esas alındığı her uygulamanın ardından bu kavramın öne sürüldüğünü söyledi.
“Bugün Türkiye’de çok tehlikeli bir kavram istismarıyla karşı karşıyayız” diyen Dervişoğlu, “Hukuk geriye itilince devlet aklı deniliyor. Kurumlar etkisizleştirilince devlet aklı deniliyor. Liyakat yerine sadakat yerleştirilince devlet aklı deniliyor. Milletin kaderini ilgilendiren meseleler şeffaflıktan kaçırılınca devlet aklı deniliyor. Hatta bir siyasi partinin iç tartışmaları üzerinde yürütülen hesaplar bile devlet aklı diye pazarlanabiliyor” ifadelerini kullandı.
“CHP’ye müdahaleyi yargı kararı diye geçiştirmiyoruz”
CHP’ye yönelik süreçte yaşananları ilk günden itibaren dikkatle takip ettiklerini belirten Dervişoğlu, yaşananların demokratik siyaset açısından kaygı verici olduğunu söyledi. CHP’ye yönelik olası kayyım tartışmalarına da değinen İYİ Parti lideri, “İmralı ile yapılan görüşmelere nasıl ki sadece ‘barış’ deyip geçmiyorsak, CHP’ye cebren ve kapılar kırılarak girilmesine, başına kayyım atanmasına da bir yargı kararıdır deyip geçmiyoruz” dedi.
Yargının siyasal süreçleri belirleyen bir araç haline gelmesinin geçmişte de Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini savunan Dervişoğlu, Yassıada yargılamalarından 12 Eylül dönemine, 28 Şubat sürecinden siyasi parti kapatma davalarına kadar birçok örneği hatırlatarak, bu tür müdahalelerin toplumda derin yaralar açtığını söyledi.
“Siyaseti mahkemeler değil sandık belirlemeli”
İYİ Parti’nin siyasi duruşunun net olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, Türkiye’nin “kayyım cumhuriyeti” ya da “vesayet demokrasisi” istemediğini belirterek, siyasetin meşruiyet kaynağının millet iradesi olduğunu ifade etti.
“Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz” diyen Dervişoğlu, demokratik sistemlerde siyasi sorunların çözüm yerinin seçim sandığı olduğunu söyledi. Siyasetin yargı kararları veya demokrasi dışı yöntemlerle dizayn edilmeye çalışılmasının geçici sonuçlar doğurabileceğini ancak millet iradesine rağmen kalıcı başarı sağlayamayacağını dile getirdi.
“Sandığın çözeceği meseleleri başka yollarla çözmeye çalışmak Türkiye’ye yeni krizlerden başka bir şey getirmez” ifadelerini kullanan Dervişoğlu, hukuk devletinin demokrasi için vazgeçilmez bir güvence olduğunu vurguladı.
“Atayan da atanan da yok hükmündedir”
Konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden biri de kayyım uygulamalarına yönelik eleştirileri oldu. Dervişoğlu, geçmişte terörle mücadele ve çözüm süreci kapsamında yapılan uygulamaları hatırlatarak, kayyım anlayışına karşı olduklarını belirtti.
“Devleti, milleti ve egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır ve yok hükmündedir” diyen Dervişoğlu, CHP’ye yönelik tartışmaların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Devletin derini olmaz, hukuku olur”
Dervişoğlu, konuşmasının önemli bir bölümünü “devlet aklı” kavramının ne olması gerektiğine ayırdı. Devlet aklının gizli yapılarda, kapalı kapılar ardındaki ilişkilerde ya da karanlık odaklarda aranamayacağını ifade eden İYİ Parti lideri, devlet aklının hukuk, kurumlar ve millet iradesiyle ortaya çıktığını söyledi.
“Bir devletin derini olmaz. Bir devletin hukuku olur” diyen Dervişoğlu, devlet aklının milletin rızasını almak, kanun düzenini işletmek ve yönetenlerin halka hesap verebilmesiyle anlam kazandığını dile getirdi.
Devlet aklının; hukukun üstünlüğünü, adaleti, bağımsız kurumları ve milli egemenliği koruma kapasitesi olduğunu belirten Dervişoğlu, bu kavramın siyasi çıkarların üzerini örtmek için kullanılmasına karşı çıktı.
“Devlet aklı bir partinin menfaati değildir”
İktidarın her uygulamasının “devlet aklı” etiketiyle savunulmasını eleştiren Dervişoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Devlet aklı, bir partinin menfaatini devletin menfaati gibi sunma kurnazlığı değildir. Yanlışların sorgulanmasını engelleyen bir sis perdesi hiç değildir. Devlet aklı; devletin varlığını, milletin birliğini, hukukun üstünlüğünü, adaleti ve geleceği birlikte koruyabilme kabiliyetidir.”
Anayasal kurumların zayıflatıldığı, Meclis’in etkisizleştirildiği ve yargı bağımsızlığının tartışmalı hale geldiği bir sistemin devlet aklını güçlendirmeyeceğini belirten Dervişoğlu, bunun tam tersine devlet aklını belli kişi ve çevrelerin siyasi ihtiyaçlarına bağımlı hale getireceğini savundu.
“Devlet milleti açlıktan kurtaran devlettir”
Konuşmasında ekonomik sorunlara da değinen Dervişoğlu, devlet yönetiminin önceliğinin vatandaşın refahı olması gerektiğini söyledi. Devletin görevinin yoksulluğu yönetmek değil, ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden İYİ Parti lideri, iktidarın ekonomik politikalarını da eleştirdi.
“Devlet milletini açlığa mahkûm eden değil, açlıktan kurtaran devlettir. Fakiri yardım kuyruğunda tutan değil, fakirlikten çıkaran devlettir” diyen Dervişoğlu, devletin rantı değil emeği koruyan bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Cumhuriyeti ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz”
Konuşmasının sonunda muhalefet partilerine ve topluma birlik çağrısında bulunan Dervişoğlu, Cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi atmosfer karşısında mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirten İYİ Parti lideri, “Safımız Cumhuriyet ve demokrasi. Bu değerlere sahip çıkmak isteyen herkese kapımız açıktır” dedi.
“İYİ Parti, milletini her şeyden üstün tutanların evidir” ifadelerini kullanan Dervişoğlu, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve milli egemenlik ilkeleri doğrultusunda mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek konuşmasını “Vakit iyilerindir, milletin zaferi yakındır” sözleriyle tamamladı.


