20.9 C
İstanbul
Pazar, Eylül 13, 2026

Konya Ovası’nda obruk alarmı: Sayıları 740’ı aştı

Yazıyı Paylaş

Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden Konya Kapalı Havzası, giderek büyüyen obruk tehdidiyle karşı karşıya. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen envanter çalışmalarına göre havza genelinde tespit edilen obruk sayısı 740’ı aştı.

Merkez Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, birkaç yıl önce 600 civarında olduğu belirtilen obruk sayısında ciddi artış yaşandığını ifade etti. Güncel verilere göre obrukların yaklaşık 700’ü Konya Havzası’nda, 25-30’u Karaman’da, 8-10’u ise Aksaray’da bulunuyor.

Karapınar’da sayı 600’e yaklaştı

Obruk oluşumunun en yoğun görüldüğü bölgelerin başında Karapınar geliyor. Bölgede 2020 yılında yaklaşık 500 obruk bulunurken, bugün bu sayının 600’e yaklaştığı belirtiliyor.

Uzmanlara göre obrukların oluşumunda bölgenin jeolojik yapısının yanı sıra iklim değişikliği ve yer altı sularının aşırı kullanımı önemli rol oynuyor.

Yer altındaki boşluklar çöküyor

Prof. Dr. Arık’ın değerlendirmesine göre, suyla temas ettiğinde çözünebilen kayaçlar zaman içerisinde yer altında boşlukların oluşmasına neden oluyor. Bu boşluklar büyüdükçe üzerlerindeki zeminin taşıma kapasitesi azalıyor ve tavanın çökmesiyle obruklar meydana geliyor.

Konya çevresindeki hafif asidik suların kayaçların çözünmesini hızlandırdığı, bunun da obruk oluşum sürecini etkilediği belirtiliyor.

Kuraklık ve aşırı sulama riski artırıyor

İklim koşullarındaki değişim de bölgedeki yer altı su dengesi üzerinde baskı oluşturuyor. Uzun süren kuraklık dönemlerinin ardından meydana gelen yoğun yağışların, yer altındaki su hareketlerini ve zeminin dengesini etkileyebildiği ifade ediliyor.

Bunun yanında tarımsal üretimde kullanılan yer altı suyunun kontrolsüz biçimde çekilmesi, havzadaki su seviyelerinin düşmesinde önemli bir faktör olarak gösteriliyor.

Uzmanlar, özellikle sulama amacıyla yer altı suyunun yoğun şekilde kullanılmasının devam etmesi halinde obruk oluşum riskinin daha da artabileceği konusunda uyarıyor.

Deprem-obruk ilişkisi henüz kesinleşmedi

Bölgede zaman zaman meydana gelen depremlerin obruk oluşumunu tetikleyip tetiklemediği de araştırılıyor. Fay hatlarının yer altındaki su hareketlerini etkileyebileceği ve sismik hareketlerin bazı çökmeleri hızlandırabileceği değerlendiriliyor.

Ancak Prof. Dr. Arık, deprem ile obruk oluşumu arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurulabilmesi için daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Depremlerin zamanının kayıt altında olmasına karşın obrukların tam olarak hangi anda oluştuğuna ilişkin yeterli anlık verinin bulunmadığını ifade eden Arık, bazı depremlerin ardından obruk oluşumlarının gözlemlendiğini ancak mevcut verilerin kesin bir bilimsel ilişki ortaya koymak için yetersiz olduğunu kaydetti.

Tehlike haritaları hazırlanıyor

Konya Kapalı Havzası’nda artan obruk tehdidine karşı AFAD ve üniversiteler tarafından tehlike ve duyarlılık haritalarına yönelik çalışmalar sürdürülüyor.

Uzmanlar, yer altı sularının sürdürülebilir kullanımı, tarımsal sulamada tasarrufun artırılması ve iklim değişikliğinin etkilerine yönelik önlemlerin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Obruk sayısındaki hızlı artış, Konya Ovası’nda tarımsal üretimin yanı sıra yerleşim alanları, yollar ve diğer altyapı açısından da risklerin daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesini zorunlu kılıyor.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

Haftanın Çok Okunanları