Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan 2026 Mart dönemi Uluslararası Yatırım Pozisyonu verileri, Türkiye ekonomisindeki dış finansman baskısını yeniden gündeme taşıdı. Verilere göre Türkiye’nin net uluslararası yatırım pozisyonu açığı mart ayı itibarıyla 360,8 milyar dolara yükseldi.
TCMB verilerine göre Türkiye’nin yurt dışı varlıkları bir önceki çeyreğe göre yüzde 4,4 düşerek 395 milyar dolara gerilerken, yükümlülükler yüzde 1,4 artışla 755,8 milyar dolara çıktı. Böylece Türkiye’nin dış dünyaya olan net yükümlülüğü daha da büyüdü.
Özellikle rezerv varlıklardaki gerileme dikkat çekti. Merkez Bankası rezervleri yalnızca bir çeyrekte 33,2 milyar dolar azalarak 150,8 milyar dolara indi. Ekonomistler, rezervlerdeki düşüşün döviz piyasasına müdahale ve dış finansman ihtiyacının arttığına işaret ettiğini değerlendiriyor.
Buna karşın portföy yatırımlarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Portföy yatırımları yüzde 51,9 yükselerek 10,2 milyar dolara çıktı. Bankaların yabancı para ve mevduat varlıkları da yüzde 19,9 artışla 52,7 milyar dolara ulaştı.
Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı dış ticaret verileri, nisan ayında dış ticaret açığında geçici bir toparlanmaya işaret etti. Nisan ayında ihracat yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükselirken, ithalat 33,9 milyar dolar oldu. Böylece dış ticaret açığı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30 düşerek 8,5 milyar dolara geriledi.
Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülke yine Almanya olurken, ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Rusya ise ithalatta ikinci sıradaki yerini korudu.
Ancak yılın ilk dört ayına bakıldığında tablo hâlâ kırılgan. Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 7,3 artarak 37,1 milyar dolara yükseldi. Uzmanlar, kısa vadeli iyileşmelere rağmen Türkiye ekonomisinin yüksek dış borç, rezerv baskısı ve dış finansman ihtiyacı nedeniyle kırılgan yapısını koruduğuna dikkat çekiyor.


