TOPLU KATLİAM YAPAN RUM KATİLLER YARGILANMALI, BAŞSAVCILIK TUTUKLAMA KARARI ÇIKARMALI
SABAHATTİN İSMAİL
Barış Harekatı’nın 2.aşamasının başlamasından önce, Cenevre’de görüşmeler sürerken, Kıbrıs’ta ise Barbar Rumlar, savunmasız köylerde, kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk demeden, acımasızca vahşi toplu katliamlar gerçekleştirmekteyd
Atlılar, Sandallar, Muratağa, Taşkent, Aleminyo köylerinin sivil Türkleri, barbar katiller tarafından evlerinden alınarak topluca katledildiler ve toplu mezarlara gömüldüler
Atlılar, Sandallar, Muratağa toplu katliamında en küçüğü 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşında, 126 Türk katledildi.
Muratağa ve Sandallar köylülerinden 89 kişi aynı toplu mezara gömüldü.
Katliam çukurları, BM Barış Gücü ve Dünya basınının gözü önünde açıldı. Dönemin BM Genel Sekreteri bu korkunç katliama raporunda yer vermesine ve yabancı gazeteciler bu vahşeti fotoğraflı haberler olarak yayınlamalarına karşın, BMGK Rumları kınayan bir karar almadı, isimleri bilinen katillerin yargılanması için hiçbir girişim yapmadı…
Bu katliamları biz yapsaydık, bırakın BMGK’nin ve ABD ile Avrupa’nın bize yaptırım uygulamasını, liderlerimizin tutuklanması ve Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanıp ömür boyu hapse tıkılması için karar bile alacaklardı.
Oysa katliamı yapan barbarlar, Rum olunca sessizliğe büründüler…
İşte BM’nin, ABD, İngiltere ve Avrupa’nın Türk düşmanlığı bu denli yoğun ve nettir….
AKINCI MASAYA GETİRMEDİ
14 Ağustos 2017’de görevde olan Akıncı, Crans Montana’da uğradığı büyük hayal kırıklığının da etkisi ile Atlılar, Muratağa, Sandallar katliamı şehitlerini anma töreninde söyle konuşmuştu:
– ” Gelecek şekillenirken yaşananlar unutulmamalı..Güneyde ırkçı ELAM var ve Meclis’te 2 milletvekilleri var. TÜRK GÖRDÜKLERİ YERDE SALDIRIYORLAR. TÜRK PLAKALI ARAÇLARI TAŞLIYORLAR… IRKÇI BİR GENÇLİK YETİŞTİRİYORLAR ..GEÇMİŞİ UNUTMAMALI AMA ONDAN DERS ALMALIYIZ. Bu katliamları yapanlar hala ellerini kollarını sallayarak güneyde geziyorlar”
Ne ki, Akıncı bu gerçekleri ifade etmesine karşın, görev süresi boyunca ille de Rumlarla birleşme diye tutturmuş, içimize seçme seçilme hakkıyla nüfusumuzun dörtte biri oranında Rum yerleşmesini savunmuş, garantörlüğün kaldırılmasını istemiş, Rumlara 4 özgürlük hakkı tanıyarak içimize yuzbinlerce Rum’un dönmesini kabul etmişti
Katillerin tutuklanmadığını ifade etmesine karşın, isim isim bilinen eli kanlı katillerin yargılanmasını ve kurbanların ailelerine uluslararası normlara göre tazminat ödenmesini de müzakere masasına getirmemişti.
Oysa, Atlılar, Sandallar, Muratağa, Taşkent toplu katliamları, Dünya’nın en vahşi katliamları arasındadır.
16 günlük bebeklerden 95’lık dedelere-ninelere kadar yüzlerce masum sivil Türk’ün soğukkanlılıkla katledilerek yakılması ve bir çöplüğe gömülmesinden, genç kızların ve kadınların öldürülmeden önce günlerce toplu tecavüze uğramasından daha barbar, daha vahşi ne olabilir?
KATİLLER BİLİNİYOR
Bu barbarlığı yapan eli kanlı katiller isim isim biliniyor…
Rum yönetimleri bunları hep korudu ve korumaya devam ediyor.
Rum Toplumu bu eli kanlı barbar katillerle, katliam yapmamışlar gibi, birlikte yaşamaya devam ediyor…
Vahşi katillere kucak açan, onları birer kahraman olarak bağrına basan bir toplum hastadır, katliamlara hoşgörülüdür ve ilk fırsatta katliam yapmaya yatkındır..
Kanlı katilleri yargılamak yerine onlara kucak açan bir toplumla nasıl ve niye birleşip federasyon kuralım? Onlara nasıl ve niye güvenelim?
KATİLLERİ RUM BASINI YAZDI
Atlılar, Muratağa, Sandallar katliamına tanık olan Rumlar, birkaç yıl önce Politis gazetesine katillerin isimlerini verdiler ve bunların komşu köy Peristerona’da yaşadıklarını ifşa ettiler.
BUNA GÖRE, KATİLLERDEN (P.Z.) ŞU AN AYNOROZ’DA PAPAZDIR.
KATİLLERDEN (G.K.) LİMASOL YAKINLARINDA BİR KÖYDE YAŞIYOR VE SU TESİSATÇILIĞI YAPIYOR.
KATİLLERDEN (M.S.) EOKA-B’NİN ÜST DÜZEY YETKİLİLERİNDEN BİRİNİN KUZENİDİR, LEFKOŞA’DA YAŞIYOR…
KATİLLERDEN (F.K) Öldü
Taşkent toplu katliamından yaralı olarak kurtulan Suat Kafadar ise eli kanlı katillerin aynı köyde yaşayan Rum komşuları olduğunu açıklamıştı.
Buna göre katiller Taşkentli EOKA’CILAR MAKİNİST MAGİ, STASİ, MARO VE ANDRİKO MELANİ’dir.
POLİTİS’İN İFŞAATI
Politis gazetesi “EOKA’cılar 126 Sivil Türkü HUNHARCA ÖLDÜRDÜ” başlıklı ifşaatında, EOKA-B üyelerinin, günlerce tecavüz ettikleri kadınları, canlı şahit kalmaması için çocukları ile birlikte katlettiklerini belirtmişti.
“Mahkemeye çağrılırlarsa ifade vermeye hazır olduklarını” belirten iki Rum tanık, 14 Ağustos 1974’te Sandallar, Atlılar, Muratağa köylerinde yapılan tüyler ürperten vahşi katliamı, Politis gazetesine şöyle ifşa etmişti:
– “Müdahale başlayınca EOKA-B üyesi 40 kadar palikarya gidip savaşacakları yerde başka şeylerle uğraştı. Üç Türk köyündeki erkekleri toplayıp esir olarak Maraş’a gönderdiler. Bir okulda topladıkları kadınların ise evlerine dönmelerine izin verdiler. Ardından Türk köylerine giderek önce hayvanları çalmaya başladılar. Bununla yetinmeyip altınlarını çaldıkları kadınlara ve kızlarına tecavüzlere başladılar. Tecavüzler günlerce sürdü. Köylerin kahvelerine giderek yaptıklarını marifetmiş gibi anlattılar. Karşı koyan kadınların şakağına tabancayı dayıyorlardı. EOKA-B’cilerin esir kampına göndermedikleri tek Türk, onlara bilgi veren kahveciydi. Ancak onun kızına da sarkıntılık ettiler. Tepki gösterince Türk kahveciyi öldürdüler. (Kahveciyi vuran katil daha sonra ölen F.K.’dir). 14 Ağustos şafak vakti Türk ordusunun Maraş’a ilerlediği haberi gelince palikaryalar ne yapacaklarını bilmiyorlardı. İşledikleri cinayetleri örtbas etmeleri gerektiğine karar verdiler. Geride iz ve tanık kalmamalıydı. Korunmaları için Mağusa’ya götüreceklerini söyleyerek kadınları ve çocukları otobüslere bindirdiler. Otobüsleri tenha bir yerde durdurup indirdikleri kadın ve çocukları katlettiler.”
TUTUKLANMADILAR
Politis’in bu yayınından sonra, BM ve AB’ın ayağa kalkması ve AB üyesi Rum yönetiminin katilleri tutuklaması gerekirdi.
Yapmadılar…
Tam aksi onore edip EOKA anı madalyası verdiler.
BM ve AB da üyeleri olan gayrı meşru Rum yönetiminden katillerin tutuklanmasını istemedi
O dönem görevde olan Akıncı da görüşmelerde bunu talep etmedi, konuyu masaya getirmedi. Cumhurbaşkanı böyle yapınca, KKTC Başsavcılığı da dava açmadı, tutuklama kararı çıkartmadı, interpol’den kırmızı bülten çıkarmadı.
Ne ki, toplu katliam suçlarında zaman aşımı yoktur.
O nedenle CB Tatar bunu her vesile ile gündeme getirmeli ve katillerin tutuklanıp yargılanması ve katliam kurbanlarının ailelerine tazminat ödenmesi konusunu, müzakerelerin başlaması için öne sürdüğümüz diğer şartlara ilave etmelidir
Katillerin koruyucu hamileriyle ne görüşme yapılabilir, ne de de federasyon kurulabilir..
Bu arasa, KKTC Başsavcılığı’nın tüm katiller hakkında tutuklama kararı çıkartmasını ve Polisin de interpole başvurmasını bekliyoruz


