26.5 C
İstanbul
Pazar, Ağustos 9, 2026

Trump CAATSA yaptırımlarını kaldırıp F-35 sürecini açabilir mi?

Yazıyı Paylaş

Uzmanlar: Yol var ama engeller de büyük

ANKARA – ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Zirvesi kapsamında Ankara’da yaptığı CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 savaş uçakları konusundaki açıklamalar, uzun süredir Türkiye-ABD ilişkilerinin en önemli kriz başlıklarından biri olan S-400 dosyasını yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı.

Trump’ın, “Yaptırımları kaldıracağız” ve F-35’ler konusunda “Kesinlikle değerlendireceğiz” mesajları Ankara’da olumlu karşılanırken, uzmanlar siyasi iradenin tek başına yeterli olmadığına dikkat çekiyor. Washington’da Kongre’nin tutumu, mevcut yasal düzenlemeler, S-400 sistemlerinin geleceği ve Kasım ayında yapılacak ara seçimler sürecin kaderini belirleyecek temel unsurlar arasında gösteriliyor.

Trump’tan dikkat çeken mesajlar

NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’ye “bir hediye” ile geleceğini söyleyen Trump, Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından CAATSA yaptırımlarına ilişkin net ifadeler kullandı.

Bir gazetecinin sorusu üzerine Trump,

“Yaptırımları kaldıracağız. Bunun zamanı geldi. Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz.”

ifadelerini kullandı.

F-35 savaş uçakları konusunda ise ilk gün yaptığı açıklamada satışın “kesinlikle değerlendirileceğini” belirten Trump, zirvenin sonunda düzenlediği basın toplantısında ise henüz nihai karar verilmediğini ancak konunun değerlendirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da sürece ilişkin sorular karşısında ayrıntı vermeyerek,

“Bizi izlemeye devam edin.”

ifadelerini kullandı.

Krizin başlangıcı: S-400 alımı

Türkiye, uzun menzilli hava savunma ihtiyacını karşılamak amacıyla 2017 yılında Rusya ile yaklaşık 2,5 milyar dolarlık S-400 hava savunma sistemi anlaşması imzaladı. İlk teslimatlar Temmuz 2019’da gerçekleştirildi.

Ancak ABD, Rus yapımı sistemlerin NATO altyapısıyla uyumsuz olduğunu ve F-35 savaş uçaklarının güvenliğini tehlikeye atacağını savunarak Ankara’nın bu karardan vazgeçmesini istedi.

Türkiye’nin geri adım atmaması üzerine Washington iki önemli adım attı:

  • Türkiye, Temmuz 2019’da F-35 ortak üretim programından çıkarıldı.
  • CAATSA yaptırımları kapsamında Türk savunma sanayisine yaptırım uygulandı.

Böylece iki ülke ilişkilerindeki en büyük krizlerden biri ortaya çıktı.

Türkiye ne istiyor?

Ankara’nın öncelikleri oldukça net:

  • CAATSA yaptırımlarının kaldırılması,
  • ABD’de bekletilen F-35 uçaklarının teslim edilmesi,
  • mümkünse Türkiye’nin yeniden F-35 programına dahil edilmesi.

Ancak bunun gerçekleşebilmesi için S-400 meselesinin çözüme kavuşması gerekiyor.

Uzmanlar üç farklı senaryoya işaret ediyor

EDAM Direktörü Sinan Ülgen’e göre mevcut çıkmazın aşılması için teorik olarak üç farklı seçenek bulunuyor.

1. Türkiye’nin S-400 mülkiyetinden tamamen vazgeçmesi

İlk seçenek ABD yasalarının öngördüğü en net çözüm.

Buna göre Türkiye’nin S-400 sistemlerine sahip olmaktan tamamen vazgeçmesi gerekiyor.

Ancak bunun siyasi açıdan uygulanmasının son derece zor olduğu değerlendiriliyor.

Türkiye sisteme milyarlarca dolar ödeme yaptı ve böyle bir adımın iç politikada ciddi tartışmalar yaratabileceği belirtiliyor.

2. “Garaja kaldırma” modeli

İkinci seçenek ise uzun süredir Ankara ile Washington arasında konuşulan ancak hiçbir zaman resmileşmeyen “garaja kaldırma” formülü.

Bu modele göre;

  • Türkiye sistemi aktif olarak kullanmayacak,
  • sistem depoda tutulacak,
  • bunun uluslararası denetimi yapılabilecek,
  • ABD ise bunu yeterli kabul ederek yaptırımları kaldıracak.

Bu formülde hukuki metinlerden çok siyasi mutabakat ön plana çıkıyor.

Ülgen’e göre Trump yönetimi böyle bir uzlaşmayı Kongre’ye taşıyarak mevcut yasaların uygulanış biçimini değiştirmeye çalışabilir.

3. S-400’lerin Türkiye dışına çıkarılması

Son dönemde en fazla konuşulan seçenek ise S-400 sistemlerinin Türkiye dışına gönderilmesi.

Bunun iki farklı yöntemi bulunuyor:

  • üçüncü bir ülkeye satılması,
  • Türkiye’nin yurt dışındaki askeri üslerinden birine konuşlandırılması.

Katar, Somali veya başka bir Türk askeri üssü zaman zaman ihtimal olarak dile getiriliyor.

Böylece sistem Türkiye sınırları dışına çıkarılmış olacak ve F-35’lerle aynı coğrafyada bulunmayacak.

Uzmanlara göre bu senaryoda hem Washington hem de Moskova’nın ikna edilmesi gerekiyor.

Rusya’nın satış veya transfer konusunda onay vermesi de önemli bir unsur olarak görülüyor.

Körfez’e satış iddiası

Bu tartışmalar sürerken Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, S-400 sistemlerinin bir Körfez ülkesine satıldığını öne sürdü.

İddiaya göre;

  • satış tamamlandı,
  • son teknik ayrıntılar çözüldü,
  • resmi açıklama yapılması bekleniyor.

Alıcı ülke konusunda ise Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar isimleri öne çıkıyor.

Henüz Ankara veya Moskova tarafından resmi doğrulama yapılmış değil.

Kremlin de görüşmeleri doğruladı

Satış iddialarının ardından Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov da açıklama yaptı.

Peskov,

“Bu son derece hassas bir konu. Türk tarafıyla temaslarımız oldu ve görüşmelerimiz devam edecek.”

ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, Moskova’nın da süreci yakından takip ettiğini ortaya koydu.

Trump bunu tek başına yapabilir mi?

Uzmanlara göre Trump’ın siyasi iradesi önemli olsa da tek başına yeterli olmayabilir.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Kıdemli Uzmanı Alper Coşkun, CAATSA konusunda ABD Başkanının bazı hukuki yetkilere sahip olduğunu belirtiyor.

Buna göre Trump;

  • ulusal güvenlik gerekçesiyle,
  • ya da şartların değiştiğini savunarak

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde adım atabilir.

Ancak bu karar Kongre’nin siyasi tepkisini de beraberinde getirebilir.

Kongre en büyük engel olabilir

ABD Kongresi uzun yıllardır Türkiye’nin S-400 sistemlerinden tamamen vazgeçmesini savunuyor.

Özellikle;

  • Yunanistan,
  • İsrail yanlısı lobiler,

F-35 satışına karşı güçlü bir kampanya yürütüyor.

Trump yönetiminin Kongre’yi ikna etmesi halinde süreç hızlanabilir.

Ancak Kongre’de güçlü bir muhalefet oluşması durumunda yeni hukuki tartışmalar yaşanabileceği belirtiliyor.

Kasım seçimleri kritik eşik

Uzmanlara göre çözüm için zaman oldukça sınırlı.

Kasım ayında yapılacak ara seçimler sonrasında Kongre’deki siyasi dengelerin değişmesi ihtimali bulunuyor.

Cumhuriyetçilerin çoğunluğu kaybetmesi halinde Trump’ın Türkiye konusunda hareket alanının daralabileceği değerlendiriliyor.

Bu nedenle uzmanlar, olası anlaşmanın seçimlerden önce sonuçlandırılmasının iki taraf açısından da daha avantajlı olacağını ifade ediyor.

CAATSA’nın kaldırılması neden önemli?

CAATSA yaptırımları yalnızca belirli savunma sanayi kurumlarını etkilemiyor.

Türk savunma şirketleri;

  • ABD’li firmalarla ortak projelerde,
  • finansman süreçlerinde,
  • teknoloji transferlerinde

dolaylı kısıtlamalarla da karşılaşıyor.

Uzmanlara göre yaptırımların kaldırılması yalnızca F-35 dosyasını değil, iki ülke arasındaki savunma sanayi iş birliğini de yeniden canlandırabilir.

Gözler Ankara ve Washington’da

Trump’ın Ankara’da verdiği mesajlar, Türkiye-ABD ilişkilerinde yıllardır çözülemeyen S-400, CAATSA ve F-35 üçgeninde yeni bir diplomatik sürecin başlayabileceğine işaret ediyor.

Ancak uzmanlara göre nihai sonuca ulaşılması için yalnızca siyasi irade yeterli olmayacak. S-400 sistemlerinin geleceğine ilişkin somut bir formül bulunması, Kongre’nin olası itirazlarının aşılması ve tarafların kısa süre içinde ortak bir zeminde buluşması gerekiyor.

Önümüzdeki haftalarda hem Ankara’dan hem de Washington’dan gelecek açıklamalar, Türkiye’nin yeniden F-35 programına yaklaşması ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ihtimalinin ne ölçüde gerçeğe dönüşeceğini belirleyecek.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

Haftanın Çok Okunanları