WASHINGTON / TAHRAN – ABD ile İran arasında iki hafta önce varılan ateşkes ve deniz güvenliği mutabakatı, karşılıklı saldırılar nedeniyle ciddi bir sınavdan geçiyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek ülkeye yönelik yeni askerî operasyonların sinyalini verdi. Trump, “Gerekirse başlattığımız işi askerî olarak tamamlarız. Böyle bir durumda İran İslam Cumhuriyeti artık var olmayacak.” ifadelerini kullandı.
Trump’ın sert açıklamalarının ardından İran, Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD askerî üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediğini açıkladı. Taraflar birbirlerini ateşkesi bozmakla suçlarken, Körfez bölgesinde tansiyon yeniden yükseldi.
Trump’tan Sert Mesaj
ABD Başkanı Donald Trump, kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran’ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini savundu.
Trump, ABD ordusunun İran’a ait füze ve İHA depoları ile kıyı radar tesislerini hedef aldığını belirterek, “Makul davranamayacağımız ve çok başarılı şekilde başlattığımız işi askerî olarak tamamlamak zorunda kalabileceğimiz bir nokta gelebilir. Bu gerçekleşirse İran İslam Cumhuriyeti artık var olmayacak.” ifadelerini kullandı.
Washington yönetimi, operasyonun İran’ın son dönemde ticari gemilere yönelik saldırılarına karşılık gerçekleştirildiğini öne sürüyor.
İran’dan Misilleme: ABD Üsleri Hedef Alındı
Trump’ın açıklamasından kısa süre sonra İran Devrim Muhafızları, Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD askerî tesislerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediklerini duyurdu.
Yapılan açıklamada, Kuveyt’teki Ali es-Salem Hava Üssü ile Bahreyn’deki ABD 5’inci Filo Deniz Üssü dâhil sekiz askerî tesisin vurulduğu iddia edildi.
Devrim Muhafızları, saldırının ABD’nin son bombardımanına misilleme niteliği taşıdığını belirterek Washington’u ateşkesi ihlal etmekle suçladı.
Açıklamada ayrıca ABD’nin son operasyonlarının diplomatik süreci tehlikeye attığı belirtilirken, Devrim Muhafızları Donanması bölgedeki Amerikan üslerinin “önümüzdeki günlerde cehennemi yaşayacağı” uyarısında bulundu.
ABD: Büyük Hasar Yok
Reuters’a konuşan bir ABD’li yetkili ise İran’ın saldırılarını doğruladı ancak Amerikan tesislerinde can kaybı ya da ciddi maddi hasar meydana gelmediğini söyledi.
Kuveyt ordusu, hava savunma sistemlerinin gelen füze ve İHA’ları etkisiz hâle getirmek için devreye girdiğini açıkladı. Bahreyn’de ise saldırılar sırasında alarm sirenleri çaldı ve güvenlik önlemleri artırıldı.
ABD’nin İran Operasyonu
Trump’ın açıklamasından önce ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik yeni bir hava harekâtı düzenlendiğini duyurmuştu.
CENTCOM’a göre operasyon, Panama bayraklı bir ticaret tankerinin İran’a ait bir insansız hava aracı tarafından hedef alınmasının ardından gerçekleştirildi.
Açıklamada, İran’ın askerî gözetleme merkezleri, haberleşme sistemleri, hava savunma tesisleri, İHA depoları ve mayın döşeme kapasitesine sahip üslerinin hedef alındığı belirtildi.
ABD yönetimi, operasyonun “İran’ın deniz ticaretine yönelik saldırganlığına doğrudan bir cevap” olduğunu savundu.
İran’da Patlamalar
İran medyası, ülkenin güneyindeki Sirik ve Keşm bölgelerinde şiddetli patlama sesleri duyulduğunu bildirdi.
Devrim Muhafızları ise ABD’nin Sirik’e yönelik saldırılarının İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü zayıflatamayacağını açıkladı.
İran yönetimi, bölgedeki askerî varlığını korumaya devam edeceğini ve ABD saldırılarına karşılık vermeyi sürdüreceğini duyurdu.
Ateşkes Tehlikede
17 Haziran’da İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat kapsamında taraflar, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin güvenli geçişini sağlama konusunda anlaşmaya varmıştı.
Bu anlaşma doğrultusunda İran, 60 gün boyunca ticari gemilerin güvenli geçişine izin vermeyi kabul etmiş, Hürmüz Boğazı yeniden uluslararası deniz trafiğine açılmıştı. Ancak İran yalnızca belirli bir deniz koridorunun kullanılmasına izin veriyor.
Son günlerde yaşanan karşılıklı saldırılar ise bu kırılgan mutabakatın geleceğini belirsiz hâle getirdi.
Bölgesel Gerilim Yeniden Yükseliyor
Körfez’de yaşanan son gelişmeler, Orta Doğu’da yeni bir çatışma riskine ilişkin endişeleri artırdı. Özellikle Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği stratejik bir geçiş noktası olması nedeniyle uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
Uzmanlar, tarafların karşılıklı askerî hamlelerini sürdürmesi hâlinde hem bölgesel güvenliğin hem de küresel enerji piyasalarının olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulunuyor.
Diplomatik çevreler ise gerilimin daha fazla tırmanmaması için tarafların yeniden müzakere masasına dönmesinin kritik önem taşıdığı görüşünü dile getiriyor.


