11.3 C
İstanbul
Pazartesi, Mart 16, 2026

Türkiye’de “İran savaşı enflasyonu artıracak” endişesi

Yazıyı Paylaş

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, İran ile 534 kilometrelik kara sınırı bulunan ve iki ülke arasında yıllık 5,5 milyar dolarlık ticaret hacmine sahip Türkiye’de ekonomik kaygıları artırdı. İş dünyası temsilcileri, özellikle enflasyonla mücadele, enerji maliyetleri ve ihracat üzerinde baskı oluşabileceğine dikkat çekiyor.

Piyasa uzmanlarına göre savaşın kısa vadeli etkilerinden ziyade, Türkiye-İsrail ilişkilerinin seyri ve bunun uluslararası yatırımcı algısına yansımaları belirleyici olacak.

Hükümetten “dayanıklılık” mesajı

Ekonomiden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türkiye ekonomisinin dışsal şoklara karşı dirençli olduğunu belirterek, makroekonomik temellerin sağlam olduğunu vurguladı. Yılmaz, jeopolitik gerilimlerin olası etkilerine karşı ilgili kurumların önleyici tedbirler aldığını ifade etti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de piyasaların sağlıklı işleyişinin sürdürülmesi için gerekli adımların atılacağını açıkladı.

Enflasyon ve cari açık baskısı

Buna karşın ekonomistler, savaşın uzaması halinde özellikle enerji fiyatları üzerinden enflasyon ve cari açıkta bozulma yaşanabileceği görüşünde.

İktisatçı Mahfi Eğilmez, kur ve enerji fiyatlarında eş zamanlı artış yaşanması durumunda cari açığın 5 milyar dolar, enflasyonun ise 1,2 puan artabileceğini öngördü. Eğilmez ayrıca son günlerde “carry trade” yoluyla Türkiye’ye gelen sıcak paranın önemli bir bölümünün çıkış yapmış olabileceğini belirtti.

Türkiye’nin dış ticaret verileri de kırılgan tabloya işaret ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025 yılında dış ticaret açığı bir önceki yıla göre artış gösterdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verileri ise cari işlemler hesabında milyarlarca dolarlık açık verildiğini ortaya koydu.

Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek aksaklıkların petrol ve doğalgaz fiyatlarını hızla yukarı çekebileceğini belirtiyor. Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin bu geçiş noktasından sağlandığına dikkat çeken Çınar, artan enerji maliyetlerinin Türkiye’de enflasyon ve finansman baskısını artırabileceğini ifade ediyor.

Çınar’a göre özellikle kimya, plastik ve enerji yoğun sektörler yükselen maliyetlerden daha fazla etkilenecek. Ancak savaşın kısa sürmesi halinde etkilerin sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor.

Türkiye-İran ticareti

2025 sonu itibarıyla Türkiye ile İran arasındaki ticaret hacmi 5,5 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Bunun yaklaşık 3 milyar doları Türkiye’nin ihracatından, 2,5 milyar doları ise İran’dan yapılan ithalattan oluşuyor. İran’dan yapılan ithalatın önemli bölümünü doğalgaz oluşturuyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre İran, Türkiye’nin doğalgaz ithalatında Rusya ve Azerbaycan’ın ardından üçüncü sırada yer alıyor. Türkiye ise ABD yaptırımları nedeniyle 2019’dan bu yana İran’dan resmi olarak ham petrol almıyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Yardımcısı Fikret Kileci, hem İran hem de Körfez bölgesiyle ticarette belirsizlik yaşandığını belirterek, mevcut ortamda sağlıklı bir strateji oluşturmanın zor olduğunu ifade ediyor. Kileci, iş dünyasının temkinli ve itidalli hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.

Faiz beklentileri değişti

Ortadoğu’daki gelişmeler, para politikası beklentilerini de etkiledi. İran’a yönelik saldırı öncesinde politika faizinin düşürülmesi beklentisi hâkimken, artan jeopolitik riskler sonrası bu beklentiler zayıfladı.

ABD merkezli finans kuruluşu JPMorgan Chase, risk primlerindeki artış nedeniyle TCMB’nin faiz indirimine gitmeyebileceğini öngördü. Banka ayrıca enflasyon ve cari açık tahminlerini yukarı yönlü revize etti.

Hollanda merkezli finans kuruluşu ING Group da petrol fiyatlarında yüzde 10’luk bir artışın Türkiye’de enflasyonu yaklaşık 1,1 puan artırabileceğini hesapladı. Kurum, Merkez Bankası’nın odağının kur istikrarına kayabileceğini belirtti.

“Türkiye-İsrail ilişkileri belirleyici olacak”

Uluslararası finansal danışmanlık şirketi STRFS Baş Stratejisti Dr. Atahan Çelebi’ye göre ekonomik beklentiler açısından en kritik başlıklardan biri Türkiye-İsrail ilişkilerinin savaş sonrası seyri olacak.

Çelebi, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon ve cari açık üzerinde baskı yaratacağını ancak yatırımcı algısının daha çok diplomatik ve jeopolitik gelişmelere bağlı şekilleneceğini belirtiyor. Özellikle Suriye sahasında Türkiye ile İsrail arasındaki olası yakınlaşma ya da gerilimin, para politikası ve sermaye akımları üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlara göre savaşın süresi ve bölgesel yayılımı, Türkiye ekonomisi üzerindeki etkinin boyutunu belirleyecek temel faktör olacak.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

İlginizi Çekebilir