İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarının ardından Washington yönetiminin çizdiği “Tahran ağır darbe aldı” söylemi, Amerikan istihbarat raporlarıyla tartışmalı hale geldi. Amerikan basınına sızan gizli değerlendirmeler, İran’ın füze kapasitesinin sanıldığı kadar zayıflamadığını ortaya koyarken, bu durum ABD Başkanı Donald Trump’ın kamuoyuna sunduğu savaş anlatısıyla ciddi bir çelişki yarattı.
ABD’nin önde gelen gazetelerinden New York Times’ın ulaştığı istihbarat raporlarına göre İran, savaş öncesindeki füze stokunun yaklaşık yüzde 70’ini korumayı başardı. Aynı şekilde mobil füze fırlatma rampalarının da büyük bölümünün hâlâ aktif durumda olduğu belirtiliyor. Raporda, İran’ın yer altındaki füze üsleri ve depolama alanlarının önemli kısmına yeniden erişim sağladığı, bombardımanlarda zarar gören bazı sistemlerin de tekrar kullanıma hazır hale getirildiği ifade edildi.
Washington Post gazetesi de geçtiğimiz günlerde benzer bilgiler paylaşmıştı. Gazetenin ABD’li yetkililere dayandırdığı haberde, İran’ın mobil füze envanterinin yaklaşık yüzde 75’ini elinde tuttuğu, füze stoklarının ise büyük ölçüde korunmuş olduğu kaydedildi. Haberde ayrıca İran’ın hasar gören bazı füzeleri onardığı ve yeni sistemleri yeniden konuşlandırmaya başladığı yönündeki değerlendirmelere yer verildi.
Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik, Washington’da endişe yaratan başlıkların başında geliyor. ABD’li yetkililer, İran’ın bu stratejik bölgede bulunan füze sahalarının önemli bölümünü yeniden aktif hale getirmesinin küresel enerji güvenliği açısından risk oluşturduğunu düşünüyor. Dünya petrol ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni bir gerilim, enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir.
Şubat sonunda başlayan ABD-İsrail saldırıları sonrası bölgede tansiyon hızla yükselmiş, İran’ın misilleme tehditleri yeni bir Orta Doğu savaşı endişesini beraberinde getirmişti. Taraflar arasında Nisan ayından bu yana kırılgan bir ateşkes yürürlükte olsa da, diplomatik müzakerelerin tıkanması çatışma riskinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Sızdırılan istihbarat raporları ise Trump yönetiminin savaş sonrası oluşturduğu “İran askeri olarak büyük ölçüde etkisiz hale getirildi” söylemini zora soktu. ABD kamuoyunda savaşın ekonomik maliyeti ve askeri sonuçları tartışılırken, ortaya çıkan bu veriler Washington’ın operasyonların başarısını olduğundan daha büyük göstermiş olabileceği yorumlarına neden oldu.
ABD Başkanı Donald Trump ise medya kuruluşlarına sert tepki gösterdi. Truth Social hesabından açıklama yapan Trump, Amerikan medyasının İran’ın askeri kapasitesini küçümsemeyen haberler yapmasını “düşmana yardım etmek” olarak nitelendirdi. Trump paylaşımında, “Sahte haberler İran’ın bize karşı iyi iş çıkardığını söylüyor. Bu yalnızca yanlış değil, aynı zamanda vatana ihanet sayılabilecek kadar sorumsuz” ifadelerini kullandı. Ancak Trump hangi medya kuruluşlarını hedef aldığını açıkça belirtmedi.
Uzmanlara göre yaşanan tartışma yalnızca İran’ın askeri kapasitesiyle ilgili değil. Aynı zamanda ABD yönetiminin savaş dönemlerinde kamuoyuna nasıl bilgi verdiği ve siyasi söylem ile istihbarat raporları arasındaki farkın ne kadar büyüdüğü sorusunu da yeniden gündeme taşıyor. Özellikle seçim atmosferinin giderek yoğunlaştığı ABD’de, İran dosyasının Trump yönetimi açısından yeni bir siyasi baskı başlığına dönüşebileceği değerlendiriliyor.


