16.2 C
İstanbul
Çarşamba, Eylül 30, 2026

Almanya’da Barzaniciler–Kandilciler ayrışması: Kürt Yahudilerinden Berlin’e tepki

Yazıyı Paylaş

Almanya, son haftalarda Ortadoğu merkezli krizlerin iç politikaya ve sokaklara yansıdığı yeni bir sürece girmiş durumda. İran’daki protestolar, Filistin’e yönelik gösteriler ve son olarak Suriye merkezli SDG eylemleri, ülkenin büyük şehirlerini küresel çatışmaların bir yansıma alanına dönüştürdü.

Berlin başta olmak üzere Dortmund, Köln, Bonn, Frankfurt, Hannover, Bremen ve Stuttgart gibi kentlerde düzenlenen ve on binlerce kişinin katıldığı gösterilerde YPG ve YPJ flamaları, sarı bayraklar ve “Rojava” vurgusu dikkat çekti. Eylemlerin büyük kısmı barışçıl şekilde gerçekleşirken, bazı bölgelerde polisle arbede yaşandı, yaralanmalar meydana geldi. Türk iş yerlerine yönelik saldırı iddiaları da kamuoyuna yansıdı. Yaklaşık iki milyon Kürt’ün yaşadığı tahmin edilen Almanya’da bu mobilizasyon, son yıllarda dış politika bağlantılı en geniş katılımlı sokak hareketlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Sokaktaki hareketlilik Avrupa siyasetine taşınıyor

Yaşananları yalnızca bir “diaspora refleksi” olarak tanımlamanın yetersiz olduğu görüşü öne çıkıyor. Ortadoğu’daki güç mücadelelerinin Avrupa’ya taşındığına işaret edilirken, uluslararası destek arayışındaki Kürt hareketinin hem sokak eylemleri hem de siyasi kanallar üzerinden görünürlük kazanmaya çalıştığı ifade ediliyor. Gösterilerin temel amaçlarından birinin, Avrupa kamuoyu aracılığıyla Suriye politikasını etkilemek ve Kürtlerin statü taleplerini diplomatik gündeme sokmak olduğu belirtiliyor.

Federal Meclis’te sınırlı destek, üst siyasette sessizlik

Sokaklardaki protestolar Federal Meclis’e de yansıdı. Milletvekilleri Kassem Taher Saleh, Gökay Akbulut, Cansu Özdemir ve Serdar Yüksel’in imzasını taşıyan ortak açıklamada, Alman hükümetine Suriye’deki çatışmalar karşısında daha aktif bir tutum alma çağrısı yapıldı. Açıklamada saldırıların durdurulması, sivillerin korunması ve bölgedeki istikrarsızlığın derinleşmemesi gerektiği vurgulandı.

Yeşiller Partisi’nin Kuzey Ren-Vestfalya eyalet teşkilatı Başkan Yardımcısı Berivan Aymaz da Köln’deki mitingde yaptığı konuşmada Kürt halkının hakları için siyasi ve diplomatik mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. SPD, Sol Parti ve çeşitli Kürt örgütlerinden de dayanışma mesajları geldi.

Buna karşın, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve üst düzey hükümet yetkililerinden kapsamlı bir siyasi değerlendirme yapılmaması dikkat çekti. Berlin’in bu sessizliği, Türkiye ile ilişkiler ve Suriye dosyasındaki hassas dengeler nedeniyle temkinli bir tutum izlendiği şeklinde yorumlanıyor. Almanya’da yaşayan milyonlarca Türkiye kökenli nüfus göz önüne alındığında, sokaktaki gerilimin etnik kutuplaşmaya dönüşme ihtimali güvenlik çevrelerince yakından takip ediliyor.

Ali Ertan Toprak’tan medya ve siyaset eleştirisi

Gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Toprak, hem siyasi aktörleri hem de medyayı eleştirdi. Cicero dergisinde yayımlanan yazısında, Suriye’de Kürtlerin, Yezidilerin ve diğer azınlıkların yaşadığı acıların Alman ve Avrupa medyasında yeterince yer bulmadığını savundu.

Toprak, haberlerin çoğu zaman çarpıtıldığını veya belirli siyasi anlatılar doğrultusunda aktarıldığını ileri sürerken, bazı medya kuruluşlarının İslamcı söylemleri normalleştirdiğini iddia etti. Almanya hükümetinin Suriye politikası konusunda da çifte standart uyguladığını dile getiren Toprak, Kürtlerin sokaklara çıkmasının ideolojik değil, varoluşsal bir kaygının sonucu olduğunu ifade etti.

Federal Şansölye Merz’in ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Suriye’ye yönelik temaslarını eleştiren Toprak, bu yaklaşımın gerçekçilikten uzak olduğunu savundu. Toprak, İsrail’in var olma hakkını ve Kürt halkının kendi kaderini tayin etme talebini savunmayı sürdüreceğini belirterek, Türkiye’yi bölgesel politikalar nedeniyle sert sözlerle eleştirdi.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

Haftanın Çok Okunanları