Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden iki genç araştırmacı, ABD’de düzenlenen prestijli cerrahi bilgi yarışmasında dünya birinciliği elde etti. Avrupa kıtasını temsilen finale kalan Nazlı Melis Coşkun ve Atilay Koltuk, finalde Yale Üniversitesi ekibini geride bırakarak şampiyon oldu. Türk ekip, yarı finalde ise Oxford Üniversitesi’ni elemişti.
ABD’nin New Orleans kentinde 29 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında düzenlenen ve 62 yıldır aralıksız gerçekleştirilen Society of Thoracic Surgeons (Göğüs Cerrahları Derneği – STS) Yıllık Toplantısı kapsamındaki yarışma, kalp ve göğüs cerrahisi alanında dünyanın en saygın organizasyonları arasında gösteriliyor.
Avrupa şampiyonluğundan dünya birinciliğine
Hacettepe Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Nazlı Melis Coşkun, sürecin Türkiye’de yapılan çevrim içi eleme sınavıyla başladığını anlattı. Avrupa’daki takımlar arasında ilk üçe giren ekiplerin yarı finale davet edildiğini belirten Coşkun, Danimarka’daki yarı finalde aralarında Oxford’un da bulunduğu iki güçlü takımı geride bıraktıklarını söyledi.
Yarı final zaferinin ardından ABD’deki final etabına katılma hakkı kazanan Türk ekip, Amerika kıtasını temsil eden Yale Üniversitesi ile karşı karşıya geldi. Coşkun, “Türkiye’den daha önce yarı finale kalan takımlar olmuştu ancak finalde kazanan ilk ekip biz olduk” dedi.
5 kategoride 25 soru
Yarışma; göğüs cerrahisi, erişkin kalp cerrahisi, çocuk kalp cerrahisi, yoğun bakım, ilaç ve hasta takibi ile bu branşların tarihçesine ilişkin sorulardan oluştu. Toplam 5 kategoride 25 sorunun yöneltildiği finalde, hızlı düşünme ve doğru zamanda butona basma büyük önem taşıdı.
Coşkun’un verdiği bilgiye göre final sorusuna kadar Türk ekibi 5 bin, Yale takımı ise 3 bin puan topladı. Son soruda iki ekip de 1000 puanı riske attı. Soruyu doğru yanıtlayan Hacettepeli doktorlar, puan farkını açarak dünya birinciliğine ulaştı.
“Türk doktorlarının eksiği yok, fazlası var”
Hacettepe Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Atilay Koltuk ise başarının yalnızca bireysel değil, Türkiye’deki tıp eğitiminin gücünü gösteren bir sonuç olduğunu vurguladı.
“Hacettepe çok güçlü bir üniversite olmasına rağmen ‘Oxford ya da Yale bizden daha iyi’ gibi bir algı olabiliyor. Bu yarışmayı kazandıktan sonra Türk doktorlarının diğer ülkelerdekilerden bir eksiği olmadığını, hatta fazlası olduğunu gördük” diyen Koltuk, 62 yıldır düzenlenen kongrenin dünya çapında sayılı prestijli toplantılardan biri olduğuna dikkat çekti.
“Atatürk rozeti takıyorsak kazanmak zorundayız”
Genç hekimler, yarışma sırasında yanlarında Türk bayrağı taşıdıklarını ve Atatürk ile Türk bayraklı rozet taktıklarını da dile getirdi. Koltuk, yarışma öncesi kendi aralarında yaptıkları konuşmayı şu sözlerle aktardı:
“Atatürk ve Türk bayraklı rozeti takacaksak bu yarışmayı kazanmak zorundayız dedik. Bu rozetlerle ülkemizi temsil ettiğimizi daha güçlü hissettik. Bu da motivasyonumuzu artırdı.”
Finalde elde edilen zaferin ardından Türk bayrağını açmanın büyük gurur verdiğini belirten ekip, başarılarını Türkiye’deki tüm genç hekimlere ve öğrencilerine ithaf etti.
Hacettepeli iki doktorun dünya birinciliği, yalnızca bireysel bir başarı değil; Türkiye’nin tıp alanındaki akademik birikiminin uluslararası düzeyde rekabet gücünü ortaya koyan önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.


