20.9 C
İstanbul
Pazar, Eylül 13, 2026

Halaçoğlu’ndan çerçeve yasa çıkışı: “600 yıl gerideyiz!”

Yazıyı Paylaş

Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu, TBMM’ye sunulan çerçeve yasa teklifinin 10. maddesinde yer alan sorumluluk düzenlemesini sert sözlerle eleştirdi. Halaçoğlu, düzenlemeyi Fatih Sultan Mehmet dönemindeki hukuk anlayışıyla karşılaştırarak, “Bundan neredeyse 600 yıl önce Osmanlı Devleti’nin gerisine düşülmüştür” dedi.

TBMM Başkanlığı’na sunulan 12 maddelik “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” tartışılmaya devam ediyor.

Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak adlandırılan teklife ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerden biri Kutlu Parti Genel Başkanı ve eski Kayseri Milletvekili Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’ndan geldi.

Halaçoğlu, sosyal medya hesabından “Terör Yasasının Püf Noktası” başlığıyla yaptığı değerlendirmede, teklifin özellikle 10. maddesinde yer alan sorumluluk düzenlemesini gündeme taşıdı.

“Fatih döneminin bile gerisinde”

Halaçoğlu, değerlendirmesinde Osmanlı hukuk anlayışına atıfta bulunarak, Fatih Sultan Mehmet döneminde çıkarılan kanunların uygulanmasında dahi hukuka uygunluk ve uygulayıcının suçlu duruma düşmemesi gibi ilkelerin gözetildiğini savundu.

Halaçoğlu, 1464 yılında Tursun Bey tarafından kaleme alınan Tarih-i Ebu’l-Feth adlı esere atıf yaparak şu değerlendirmede bulundu:

“Ulu’l-emrin, yani devleti yönetenlerin aldıkları karar örftür. Bunun kanun hükmüne girmesi için iki şart gerekir. İlki, verilen hükmün yani kanunun diğer yasalara aykırı ve zıt olmaması gerekir. İkincisi ise, çıkarılan kanunu uygulayanlar suçlu durumuna düşmemelidir.”

Halaçoğlu, söz konusu yaklaşımın günümüzdeki hukukun temel ilkeleriyle örtüştüğünü ileri sürdü.

Eleştirisinin odağında 10. madde var

Halaçoğlu’nun eleştirisinin merkezinde teklifin 10. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme bulunuyor.

Söz konusu hükümde, kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin, bu görevleri nedeniyle hukuki, idari ve cezai sorumluluklarının doğmayacağının kabul edildiği belirtiliyor.

Düzenlemeyle, başta Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere kanunun amacına yönelik çalışmaları yürüten görevlilere yasal güvence sağlanması öngörülüyor.

Halaçoğlu ise bu düzenlemenin, kanunun uygulanması sırasında hukuka aykırı eylemler ortaya çıkabileceği izlenimi oluşturduğunu savundu.

“Madem hukuka uygun, neden koruma altına alıyorsunuz?”

Halaçoğlu, düzenlemeye ilişkin eleştirisini şu sorularla sürdürdü:

“Yasaya böyle bir maddenin konması uygulayanlar için bir güvence değildir ve sonuçta Kenan Evren nasıl yargılanmışsa herkes yargılanabilir. Madem yasayı hukuka uygun görmüyorsanız, neden çıkarıyorsunuz? Veya uygunsa, neden uygulayanları koruma altına almak istiyorsunuz?”

Halaçoğlu, teklifin 10. maddesindeki düzenlemeyi Osmanlı hukuk anlayışıyla karşılaştırarak, “Bundan neredeyse 600 yıl önce Osmanlı Devleti’nin gerisine düşülmüştür” ifadelerini kullandı.

Halaçoğlu’na göre teklifin tartışılması gereken en önemli noktalarından biri de, düzenlemenin uygulanmasında görev alacak kişilere yönelik sorumluluk hükümlerinin kapsamı ve hukuki sonuçları.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

Haftanın Çok Okunanları