8 C
İstanbul
Perşembe, Mart 12, 2026

İran’dan sonra hedefte Türkiye var!

Yazıyı Paylaş

Yeniçağ Gazetesi’nde yayımlanan değerlendirmelerde emekli amiral Türker Ertürk, Orta Doğu’daki gerilim ve olası askerî senaryolar hakkında kapsamlı uyarılarda bulundu. Ertürk’e göre bölgede artan hareketlilik, özellikle İran merkezli bir çatışma ihtimalini güçlendiriyor ve bu ihtimal yalnızca tek bir ülkeyle sınırlı kalmayabilecek zincirleme sonuçlar doğurabilir.

Ertürk, ABD ile İsrail’in stratejik olarak birlikte hareket ettiğini ve ilk aşamada İran’ın hedef alınabileceğini savunuyor. Ona göre böyle bir müdahalenin kısa sürede sonuç vermemesi, çatışmanın uzamasına ve bölgesel bir savaştan küresel ölçekte bir krize dönüşmesine yol açabilir. Ertürk, bu tür bir senaryoda nükleer silahların dahi tartışmaya açılabileceğini belirterek, savaşın kontrol edilemez bir boyuta ulaşma riskine dikkat çekiyor.

Ertürk’ün analizinde öne çıkan bir diğer nokta, Orta Doğu ve Güneybatı Asya’da yeni bir güç dengesi kurulmak istendiği iddiası. Bu çerçevede İsrail’in bölgesel güvenliğinin ötesine geçen, daha geniş kapsamlı bir jeopolitik düzen arayışından söz ediyor. Ertürk’e göre bu düzende İsrail’e siyasi veya askerî olarak direnebilecek ülkelerin zayıflatılması hedeflenebilir. Bu bağlamda İran’ın ardından Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkelerin baskı altına girebileceği görüşünü dile getiriyor.

Ertürk ayrıca, olası bir İran müdahalesinin enerji yolları ve deniz ticareti açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı’nı doğrudan etkileyebileceğini vurguluyor. İran’ın böyle bir durumda sert askerî karşılık verebileceğini, bunun da küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini ifade ediyor. Ona göre çatışmanın süresi ve kapsamı, büyük ölçüde uluslararası aktörlerin tutumuna ve diplomatik kanalların açık kalıp kalmayacağına bağlı olacak.

Haberde yer verilen değerlendirmeler, bölgedeki güç mücadelesinin yalnızca askerî değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik boyutları olduğuna işaret ediyor. Uzmanlar, olası bir büyük çatışmanın göç hareketlerinden enerji fiyatlarına, ticaret yollarından güvenlik politikalarına kadar geniş bir etki alanı yaratabileceğini belirtiyor. Bu nedenle diplomatik girişimlerin ve uluslararası arabuluculuk çabalarının önümüzdeki dönemde daha da önem kazanması bekleniyor.

Sonuç olarak Ertürk’ün açıklamaları, Orta Doğu’daki gelişmelerin yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını, küresel güç dengelerini etkileyebilecek bir kırılma noktası potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte askerî adımlar kadar diplomatik temasların seyri de belirleyici olacak; bölgedeki her gelişme, uluslararası siyasetin en hassas gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

İlginizi Çekebilir