ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi olarak görev yapan Tom Barrack için yolun sonu göründü. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Barrack’ın görev süresinin dolmak üzere olduğunu açıkladı. Ancak görünen o ki Washington, bölgeyi karıştıran açıklamalarıyla sık sık gündeme gelen Barrack’tan tamamen vazgeçmeye niyetli değil.
Rubio’nun açıklamasına göre Barrack’ın büyükelçilik görevi sona erse de Suriye ve Irak dosyalarında Trump yönetimi adına sahnede kalmaya devam edecek.
Büyükelçi Mi, Bölge Tasarımcısı Mı?
Tom Barrack’ın görev süresi boyunca yaptığı açıklamalara bakıldığında birçok kişi onun ABD Büyükelçisi mi yoksa Orta Doğu’nun yeni mimarı mı olduğuna karar vermekte zorlandı.
Diplomatik teamüllere göre büyükelçiler görev yaptıkları ülkelerin iç siyasetine mesafeli durur. Barrack ise bu kuralı adeta tavsiye niteliğinde gördü.
Demokrasiye Fırça, Monarşiye Övgü
Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’nda Batı’nın demokrasi ve insan hakları politikalarının başarısız olduğunu savundu. Çözüm olarak ise “merhametli monarşileri” ve güçlü liderlik sistemlerini işaret etti.
Demokrasiyi dünyaya yıllardır anlatan Washington’un temsilcisinin, bir anda monarşi güzellemesine soyunması birçok kişiyi şaşkına çevirdi. Bir ABD büyükelçisinin ağzından çıkan bu sözler, “Demokrasi iyidir ama başkaları için” yorumlarına neden oldu.
Türkiye-İsrail İlişkilerinde Kahinlik Denemesi
Barrack, Türkiye ile İsrail arasındaki sert söylemlerin zamanla ortadan kalkacağını ve iki ülkenin yeniden uyumlu hale geleceğini de iddia etti.
Gazze’de savaş sürerken yapılan bu açıklama, bölgedeki hassas dengeleri görmezden gelen bir diplomatik iyimserlik örneği olarak kayıtlara geçti.
“Terörsüz Türkiye” Sürecinde Fazla Rahat Konuştu
Türkiye’nin terörle mücadele sürecine ilişkin açıklamalarında Kürtlerin geleceğini belirleme fırsatlarından söz eden Barrack, bir kez daha diplomatik sınırların dışına çıktı.
Birçok kesim tarafından “Türkiye’nin iç meseleleri hakkında konuşmak size mi kaldı?” sorusu yöneltildi. Ancak Barrack, eleştirilere rağmen açıklamalarını sürdürdü.
Ruhban Okulu İçin Tarih Bile Verdi
Belki de en dikkat çekici çıkışlarından biri Heybeliada Ruhban Okulu konusunda oldu.
Türkiye’de yıllardır tartışılan bir konuda, “Hedefimiz Eylül 2026’da açılması” diyerek tarih vermesi büyük yankı uyandırdı.
Birçok kişi o gün şu soruyu sordu:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin karar vereceği bir konuda hedef belirleme yetkisi Washington’a ne zaman geçti?”
Osmanlı’yı Anlattı, Türkiye’yi Tarif Etti
Barrack, Osmanlı millet sistemine övgüler dizerek bölgedeki yönetim modelleri üzerine uzun değerlendirmelerde bulundu.
Sorun şu ki bunları bir tarih profesörü ya da akademisyen olarak değil, görevdeki ABD Büyükelçisi sıfatıyla yapıyordu.
Bu nedenle sözleri sadece bir görüş değil, diplomatik mesaj olarak algılandı.
Ulus Devlet Tartışmasında Fırtına Kopardı
Barrack’ın en çok tepki çeken açıklaması ise ulus devletlerle ilgili oldu.
Güçlü ulus devletlerin tehdit oluşturduğunu söylemesi ve bölgedeki bazı ülkelerin parçalı yapılarla yönetilmesinin tercih edildiğine dair değerlendirmeleri Türkiye’de adeta siyasi deprem etkisi yarattı.
Ulus devlet modelinin sorgulandığı bu sözler, hem milliyetçi hem de muhalif çevrelerin ortak tepkisini çekti.
Görev Bitiyor Ama Tartışmalar Bitmiyor
Tom Barrack görevden ayrılıyor olabilir. Ancak arkasında sıradan bir diplomatik bilanço değil, uzun bir tartışmalar listesi bırakıyor.
Bir büyükelçiden beklenen iki ülke ilişkilerini geliştirmekken, Barrack çoğu zaman Türkiye’nin nasıl yönetilmesi gerektiğinden bölgenin nasıl şekillenmesi gerektiğine kadar her konuda görüş bildirdi.
Şimdi görev süresi sona eriyor. Fakat geride kalan tabloya bakıldığında, Türkiye’de birçok kişi onu büyükelçi olarak değil, sürekli gündem oluşturan açıklamalarıyla hatırlayacak.
Washington yeni bir büyükelçi gönderebilir. Ancak Barrack’ın bıraktığı tartışmaların etkisi daha uzun süre konuşulacak gibi görünüyor.


