24.1 C
İstanbul
Pazar, Temmuz 19, 2026

Trump ve Pezeşkiyan Paris’te Tarihi Mutabakatı İmzaladı

Yazıyı Paylaş

Ortadoğu Savaşını Bitirecek Süreç Resmen Başladı

PARİS – ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, aylardır süren diplomatik temasların ardından Ortadoğu’daki çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan tarihi mutabakat muhtırasını Fransa’da imzaladı. Paris yakınlarındaki görkemli Versay Sarayı’nda gerçekleştirilen imza töreni, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Taraflar daha önce anlaşma metninin dijital olarak imzalandığını duyurmuştu. Ancak ABD Başkanı Trump’ın belgeyi bizzat imzalayacağı ve bunun Fransa’daki G7 zirvesinin ardından Versay Sarayı’nda gerçekleşeceği önceden açıklanmamıştı. Tören, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ev sahipliğinde düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında yapıldı.

İmzanın atılmasının ardından salondaki davetliler uzun süre alkışladı. Trump, saraydan ayrılırken gazetecilere kısa bir açıklama yaparak, “Az önce imzaladım” ifadelerini kullandı. İran tarafı da gelişmeyi doğruladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bagaei, devlet haber ajansına yaptığı açıklamada, mutabakatın devlet başkanlarının imzalarıyla resmiyet kazandığını belirtti.

60 Günlük Kritik Müzakere Dönemi Başlıyor

İmzalanan mutabakat, nihai bir barış anlaşması olmasa da taraflar arasında kapsamlı bir uzlaşma zemini oluşturmayı amaçlıyor. Buna göre ABD ve İran, önümüzdeki 60 gün boyunca kalıcı çözüm için yoğun diplomatik müzakereler yürütecek.

Diplomatik kaynaklara göre görüşmelerin merkezinde İran’ın nükleer programı, bölgesel güvenlik düzenlemeleri, ekonomik yaptırımlar ve enerji ticareti yer alacak. Taraflar bu süre içinde karşılıklı güven artırıcı adımlar atmayı da taahhüt etti.

Uzmanlar, bu sürecin başarılı olması halinde son yılların en önemli diplomatik dönüşümlerinden birinin yaşanabileceğini değerlendiriyor.

Pakistan’ın Arabuluculuğu Sonuç Verdi

Anlaşmanın hayata geçirilmesinde kritik rol oynayan isimlerden biri Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif oldu. Şerif, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada mutabakatın derhal yürürlüğe girdiğini duyurdu.

Pakistan lideri mesajında hem Washington’a hem de Tahran’a teşekkür ederek, Trump’ın diplomatik çözüm konusundaki kararlılığını övdü. Şerif ayrıca İran liderliğinin sürece katkısını da vurgulayarak, İran’ın üst düzey yöneticilerine teşekkürlerini iletti.

Diplomatik çevrelerde Pakistan’ın son aylarda taraflar arasında yürüttüğü mekik diplomasisinin anlaşmanın oluşmasında belirleyici olduğu yorumları yapılıyor.

Hürmüz Boğazı Yeniden Açılıyor

Mutabakatın en önemli maddelerinden biri enerji piyasalarını doğrudan ilgilendiriyor.

Anlaşmaya göre İran, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı yeniden uluslararası gemi trafiğine açacak. ABD ise İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sona erdirecek.

Uzmanlar, boğazın yeniden açılmasının küresel petrol ve doğal gaz piyasalarında önemli bir rahatlama yaratabileceğini belirtiyor. Hürmüz Boğazı üzerinden dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü gerçekleştiriliyor ve bölgedeki her türlü gerilim enerji fiyatlarını doğrudan etkiliyor.

Piyasalarda ilk değerlendirmeler, enerji arzına ilişkin endişelerin azalabileceği yönünde oldu.

Petrol Yaptırımlarında Gevşeme

Mutabakat kapsamında Washington yönetimi, İran ekonomisini ağır biçimde etkileyen petrol yaptırımlarını askıya alma sözü verdi.

Bu kararın İran ekonomisine kısa vadede önemli bir nefes aldırabileceği değerlendiriliyor. Uzun süredir uluslararası enerji pazarlarından büyük ölçüde dışlanan İran’ın yeniden küresel petrol ihracatında etkin rol üstlenmesi bekleniyor.

Anlaşmada ayrıca, gelecekte yapılacak kapsamlı nükleer uzlaşmanın ardından bölge ülkelerinin desteklediği 300 milyar dolarlık yeniden yapılanma fonunun devreye girmesine yönelik hükümler de yer alıyor.

Nükleer Program İçin Yeni Yol Haritası

Mutabakatın en hassas başlığı İran’ın nükleer faaliyetleri oldu.

Belgeye göre İran, elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarını seyreltecek. Sürecin uluslararası denetim altında yürütülmesi ve gözlem mekanizmasının Birleşmiş Milletler tarafından desteklenmesi planlanıyor.

Bu adımın karşılığında İran’ın uluslararası finans sistemine erişiminin kolaylaştırılması ve ekonomik yardımların önünün açılması hedefleniyor.

Ancak ABD’li yetkililer, Washington’un doğrudan mali destek sağlamakla yükümlü olmayacağını da vurguladı.

Tepkiler İkiye Bölündü

Mutabakat dünya genelinde farklı tepkilerle karşılandı.

İranlı yetkililer anlaşmayı, ABD’nin baskı politikalarının başarısızlığının bir göstergesi olarak değerlendirdi. İran’a yakın çevreler gelişmeyi diplomatik bir zafer olarak nitelendirdi.

Öte yandan İran’ın müttefiki olan Hizbullah’ın Genel Sekreteri Naim Kassem, mutabakatı “İran’ın büyük zaferi” olarak tanımladı.

ABD’de ise anlaşmaya yönelik sert eleştiriler geldi. Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada anlaşmanın İran’ın nükleer hedeflerini engellemediğini savundu.

Cassidy, “İran yaptırımların kaldırılacağını ve baskının sona ereceğini gördü. Bu anlaşma son on yılların en büyük dış politika hatalarından biri olabilir” ifadelerini kullandı.

Dünya Gözünü Müzakerelere Çevirdi

Paris’te imzalanan mutabakat, yalnızca ABD ve İran ilişkileri açısından değil, Ortadoğu’nun geleceği bakımından da kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Önümüzdeki 60 günlük süreçte tarafların masada nasıl bir performans sergileyeceği, nükleer dosyada ne ölçüde ilerleme sağlanacağı ve ekonomik yaptırımların hangi kapsamda kaldırılacağı uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilecek.

Diplomatlar, anlaşmanın kalıcı bir barış düzenine dönüşebilmesi için tarafların karşılıklı güven inşa etmesinin ve bölgesel aktörlerin desteğinin sürmesinin hayati önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Paris’te atılan imzalar, şimdiye kadar çatışmalarla şekillenen ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

İlginizi Çekebilir