Suriye’den Irak’a nakledilen IŞİD tutukluları arasında Türk-Alman vatandaşı Yunus Emre S. de bulunuyor. ABD, bu kişinin kendilerine teslim edilmesini istiyor. Söz konusu bilgi, ARD’ye bağlı tagesschau.de tarafından duyuruldu.
Köln yakınlarındaki Brühl’de 1991 yılında doğan Yunus Emre S., yetkililere göre sıradan bir örgüt mensubu değil. ABD makamları, S.’yi 2012 yılında Libya’nın Bingazi kentindeki ABD Konsolosluğu’na düzenlenen saldırıyla bağlantılı olmakla suçluyor. El-Kaide bağlantılı Ensar el-Şeria tarafından üstlenilen saldırıda, ABD’li diplomat John Christopher Stevens ile iki CIA görevlisinin de aralarında bulunduğu dört kişi hayatını kaybetmişti.
ABD, Yunus Emre S.’yi bu dosya kapsamında 2018 yılında yaptırım listesine aldı.
S., Suriye’de Kürt güçleri tarafından yakalanmasının ardından Fırat Haber Ajansı’na verdiği söyleşide, 2012’de Bingazi saldırısını düzenleyen hücreye bağlı olduğunu kabul etti.
Yetkililere göre Yunus Emre S., 2013 yılında IŞİD’e katıldı ve 2017 yılının sonunda Suriye’de yakalandı. O tarihten bu yana cezaevinde tutulan S., kısa süre önce diğer tutuklularla birlikte Irak’a nakledildi.
Örgüt içinde neden önemli?
ABD’li güvenlik birimleri Yunus Emre S.’yi, örgüt içinde “önemli bir lojistikçi” ve “İHA tedarikçisi” olarak tanımlıyor.
ABD Hazine Bakanlığı, 2018 yılında IŞİD’e insansız hava aracı sağladığı öne sürülen kişiler hakkında yaptırım kararı almış, bu isimler arasında Yunus Emre S. de yer almıştı.
Bakanlığa göre S., 2015 yılında Türkiye’de “Profesyoneller Elektronik” adlı bir şirket kurdu ve bu şirket üzerinden örgüte insansız hava araçları için gerekli ekipmanların temin edilmesine aracılık etti. Şirketin, IŞİD için paravan olarak kullanıldığı ve kısa bir dönemde yüz binlerce dolarlık teknik malzeme sağladığı ileri sürüldü.
Örgüt içinde “Ebu Dua” adını kullandığı belirtilen S., Almanya’da doğup büyüdüğünü ve mesleğinin olmadığını da ifadelerinde dile getirdi.
Radikalleşme süreci
Yunus Emre S., Almanya’da bulunduğu dönemde selefi vaiz Pierre Vogel’in videolarından etkilendiğini söyledi. Ayrıca El-Kaide lideri Usame bin Ladin’i rol model olarak gördüğünü ifade etti.
Radikal çevrelerle temasının, Avusturya doğumlu cihatçı Mohamed Mahmoud üzerinden kurulduğu belirtiliyor. S., kardeşi ve eşiyle birlikte önce Mısır’a gittiğini, ardından Libya’ya ve daha sonra Türkiye’ye geçerek Hatay üzerinden Suriye’ye girdiğini anlattı.
Bir süre Türkiye’de kaldıktan sonra yeniden Suriye’ye geçen S., örgüt faaliyetlerine katıldı.
ABD’nin baskısı ve Almanya’nın tutumu
ABD, uzun süredir Avrupa ülkelerine, Suriye ve Irak’ta tutulan vatandaşlarını geri almaları ve kendi ülkelerinde yargılamaları çağrısı yapıyor. Bu kapsamda Almanya’ya da diplomatik baskı uygulandığı biliniyor.
Washington, 2020 yılında Berlin’e Yunus Emre S.’nin ABD’de yargılanıp yargılanamayacağını sordu. Alman hükümeti ise Federal Başsavcılığın S. hakkında soruşturma yürüttüğünü ve yargılamanın Almanya’da yapılabileceğini bildirdi. Buna rağmen Almanya, Kürtlerin kontrolündeki cezaevlerinde tutulan radikal İslamcıları ülkeye getirmeye yanaşmadı.
Binlerce IŞİD’li Irak’a nakledildi
ABD Merkez Komutanlığı, 13 Şubat’ta yaptığı açıklamada, yalnızca 23 gün içinde Suriye’den Irak’a 5 bin 700’den fazla IŞİD mensubunun nakledildiğini duyurdu.
Alman makamları, Irak’a sevk edilenler arasında kaç Alman vatandaşının bulunduğunu netleştirmeye çalışıyor. Suriye’de ise hâlen onlarca Alman vatandaşı olduğu tahmin ediliyor. Bu kişilerin ne kadarının Türk kökenli veya çifte vatandaş olduğu ise bilinmiyor.


