26.5 C
İstanbul
Pazar, Ağustos 9, 2026

Çin ve Rusya’nın İran’a destek vermesinin nedenleri

Yazıyı Paylaş

TARİHİ TESPİT…

Son dönemde Türkiye’de en çok konuşulan konuların başında geliyor.

Açılım süreci ve yeni anayasa.

Peki bunun arkasında kim var?

“Açılımın arkasında İsrail var!”

**

Geride kalan sürece dair önemli tespitlerinden birisi de şu Türker Ertürk’ün;

Savaşın 25. Günündeyiz. Bugün itibarıyla savaş bölgeselleşmiş durumda, hala yayılma emaresi gösteriyor, küreselleşme ve nükleer eşiğe ulaşma riski ise artıyor.

Savaşın kısa sürede bitmeyeceğini ve ABD’nin kaybedeceğini savaşın ilk günü öngörmüştük, aynı öngörüde ısrar ediyoruz. Çünkü Çin ve Rusya İran’a yardım ediyor ve etmeye devam edecek gözüküyor. Bu destek olmadan bu savaş sürdürülemez.

Çin ve Rusya’nın İran’a destek vermesinin nedenleri;

1. Çin ve Rusya’nın İran’a verdiği destek ideolojik değil, jeopolitik, ekonomik ve stratejik çıkarların birleşimine dayanması,

2. Çin ve Rusya’nın, ABD’nin küresel liderliğini sınırlamak ve Ortadoğu’daki bölgesel egemeliğine darbe vurmak istemesi,

3.İran’ın direnmesi ABD’nin bölgeye daha fazla kaynak ve dikkat harcamasına ve diğer bölgelerden dikkatinin uzaklaşmasına neden olmaktadır. Bu da Çin ve Rusya’nın işine gelmesi,

4. Çin’in, Kuşak-Yol Projesi için kritik önemi olan, dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz rezervlerinden birine sahip olan ve indirimli ham petrol aldığı İran’ın ABD’nin eline geçmesini istemiyor olması,

5. Çin, Rusya ve İran farklı düzeylerde de olsa ABD yaptırımlarına maruz kalmış ülkeler olarak Batı yaptırımlarına karşı ortak cephe kurma dayanışması bağlamında hareket ediyor olmaları,

6. Çin ve Rusya savaşın uzamasını Avrupa’da enerji krizinin yaşanmasına, Batı blokunun bölünmesine, NATO içinde görüş ayrılıklarının artmasına, çok kutupluluğa evrilmeyi süratlendireceğini düşünmeleridir.

Çin ve Rusya savaşın kontrolden çıkmasını ve küresel boyuta ulaşmasını asla istemez. Savaşın çok uzamasını da istemez.

Sonuç olarak; Çin ve Rusya’nın İran desteği: ABD’yi dengelemek, enerji ve ticari çıkarlarını korumak yaptırımlara karşı blok oluşturmak, küresel güç dengesini değiştirmektir. Savaşın uzaması ise bir amaçtan çok uyguladıkları stratejilerin yan ürünü olarak görülebilir.

**

KARA HAREKATI OKUMASI…

Türker Ertürk’ün ABD’nin kara harekatına dair okumasında şu önemli noktalar dikkat çekici; 

Yapılan hazırlıklara ve bölgeye yeni getirilen ve getirilmeye çalışılan güce bakarak ABD’nin Hürmüz Boğazı ve civarına mahdut hedefli kara harekatı seçeneğini gündeme aldığını söyleyebiliriz. 

Ama bu bölgeye kara harekatı;

-Boğazın kuzeyinin İran kıyıları ve dağlık arazi olması

-İran’ın kıyıda füze, mayın, insanlı ve insansız silahlı süratli bot imkan ve yeteneklerine sahip olması,

-Kara harekatı için taarruz çıkış mevkii olarak kullanılabilecek yerlerin İran’ın balistik füze ve Drone saldırılarına açık olması nedenleri ile, çok zordur. 

Yapılması gereken; ateşkes yapmak ve müzakere masasına oturmaktır. İsrail ve ABD tarafı saldırganlıktan vazgeçmelidir. 

Bugüne kadar yaptıklarını yapmaya devam etmeleri bölgeyi tamamen ateşe atacak ve savaşın küreselleşmesi riskini arttıracaktır.

**

SAVAŞ BİR CİNAYETTİR

Türker Ertürk@Orsatramola “Savaşa giderken insanlar genelde:

Heyecan, idealler, propaganda ve kahramanlık duygusuyla hareket eder,

“Kısa sürede biter”, “zafer kolay olur” gibi iyimser beklentiler taşır. 

Toplumsal baskı ve milliyetçilikle coşkulu bir atmosfer oluşturulur ve oluşur. 

Ama dönüşte gerçekler bambaşkadır:

Kayıplar, yıkım, ölüm, pişmanlık ile travma ve stres gibi psikolojik izler.

Sonuç olarak savaşı romantize eden hiçbir yön kalmaz. 

Savaşın başlangıcı çoğu zaman bir yanılsamadır ama sonucu her zaman yıkıcı ve acı bir gerçektir. 

Atatürk; “Millet hayatı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir.”

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

Haftanın Çok Okunanları