17.6 C
İstanbul
Salı, Eylül 29, 2026

Husiler kim, hedefleri ne?

Yazıyı Paylaş

Yemen’deki Husi hareketi, son yıllarda yalnızca ülkenin iç savaşındaki aktörlerden biri olmaktan çıkarak bölgesel dengeleri ve uluslararası deniz taşımacılığını etkileyen önemli bir güç hâline geldi. Hamas’a destek gerekçesiyle Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırıları, ABD ve İngiltere’nin operasyonları ve İran’la ilişkileri, Husileri uluslararası gündemin merkezine taşıdı.

Peki Yemen’deki Husi hareketi nasıl ortaya çıktı, neyi savunuyor ve İran’la ilişkisi ne düzeyde?

Husiler kim?

Husi hareketinin resmî adı Ensarullah. “Husi” adı ise hareketin kurucusu Hüseyin Bedreddin el-Husi’den geliyor. 2004 yılında öldürülen Hüseyin el-Husi’nin ardından hareketin liderliğini kardeşi Abdülmelik el-Husi üstlendi.

Husi ailesi, soylarının Hz. Muhammed’in torunu Hasan’a dayandığını ve bu nedenle Yemen toplumunda tarihsel olarak özel bir konuma sahip olduklarını savunuyor.

Hareket, Yemen’deki Şii İslam’ın Zeydilik kolundan doğdu. Zeydiler özellikle ülkenin kuzey ve kuzeybatısında önemli bir nüfusa sahip.

Zeydilikten silahlı harekete

Husilerin yükselişinde Yemen’deki siyasi ve mezhepsel gerilimler önemli rol oynadı. Hareket, özellikle Suudi Arabistan’ın desteklediği Selefi akımların Yemen’in kuzeyindeki etkisine karşı gelişen bir tepki olarak güç kazandı.

Husi ideolojisi aynı zamanda güçlü bir Amerikan ve İsrail karşıtlığı içeriyor. Hareketin söyleminde İran Devrimi’nin etkileri de görülüyor.

Husiler kendilerini Yemen’in egemenliğini ve Filistin davasını savunan bir hareket olarak tanımlıyor. Buna karşılık hareketin silahlı faaliyetleri ve İsrail ile ABD’ye yönelik saldırıları, bölgesel çatışmanın Yemen’e taşınmasına yol açtı.

Nasıl bu kadar güçlendiler?

Husilerin yükselişinde Yemen’deki siyasi istikrarsızlık belirleyici oldu.

2014 yılında Husi güçleri başkent Sana’nın kontrolünü ele geçirdi. Ardından ülkenin kuzeyindeki geniş bir bölge hareketin denetimine girdi. Yemen hükümeti ise ülkenin farklı bölgelerinde etkili olan çok sayıda silahlı grubun desteğine ihtiyaç duyan zayıf bir yapıya dönüştü.

Suudi Arabistan 2015 yılında Husilere karşı bir askerî koalisyon oluşturdu. Ancak yıllar süren savaş, Husilerin kontrolündeki bölgelerin tamamen geri alınmasını sağlayamadı.

Bugün Husiler, kuzey Yemen’in önemli bölümünü ve Kızıldeniz kıyısındaki stratejik bölgeleri kontrol ediyor.

Kızıldeniz neden önemli?

Husilerin uluslararası öneminin artmasının temel nedenlerinden biri Kızıldeniz’deki konumları.

Yemen’in batı kıyısı, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan Babülmendep Boğazına açılıyor. Bu geçiş noktası, Asya, Avrupa ve Orta Doğu arasındaki ticaret açısından stratejik öneme sahip.

Husilerin 7 Ekim 2023 sonrasında İsrail’e ve İsrail bağlantılı olduğunu ileri sürdükleri gemilere yönelik saldırıları, bölgedeki deniz taşımacılığını doğrudan etkiledi.

ABD ve İngiltere de Kızıldeniz’deki saldırıları gerekçe göstererek Yemen’deki Husi hedeflerine yönelik askerî operasyonlar düzenledi.

Ancak hava saldırılarına rağmen Husiler, füze ve insansız hava araçları kullanma kapasitesini korudu.

İran Husilere ne kadar destek veriyor?

Husiler ile İran arasındaki ilişkiler, hareketin bölgesel konumunun anlaşılması açısından önemli.

İran, Husilere siyasi destek sağlıyor ve çeşitli kaynaklar tarafından silah, teknoloji ve askerî uzmanlık desteği verdiği öne sürülüyor. Tahran ise Husilerle ilişkisini farklı boyutları olan bir bölgesel ortaklık çerçevesinde değerlendiriyor.

Husiler, İran’ın bölgedeki müttefikleriyle birlikte anılan “Direniş Ekseni” içerisinde değerlendiriliyor. Ancak İran ile Husiler arasındaki ilişki, klasik anlamda doğrudan bir komuta zinciri şeklinde tanımlanmıyor.

Husiler kendi siyasi ve askerî kararlarını da alan bağımsız bir yapı olarak hareket ediyor.

Suudi Arabistan neden hedefte?

Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmanın geçmişi Yemen iç savaşının başlangıcına kadar uzanıyor.

Suudi Arabistan, Yemen’de uluslararası alanda tanınan hükümeti desteklerken Husiler uzun süredir Riyad’ı Yemen’e müdahale etmekle suçluyor.

Husiler geçmişte Suudi Arabistan’daki petrol tesisleri, havalimanları ve diğer stratejik hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.

Suudi Arabistan ise Husilerin sınır güvenliği açısından tehdit oluşturduğunu savunuyor.

İki taraf arasında 2022’den sonra çatışmaların büyük ölçüde azalması Yemen’de görece bir sakinlik yaratsa da kalıcı bir siyasi çözüm sağlanabilmiş değil.

Yemen hükümeti neden Husileri durduramıyor?

Husilerin karşısındaki en büyük sorunlardan biri, Yemen hükümetini destekleyen güçlerin parçalı yapısı.

Yemen’in uluslararası alanda tanınan yönetimini destekleyen gruplar arasında farklı siyasi ve bölgesel hedeflere sahip silahlı oluşumlar bulunuyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de savaş boyunca Yemen’deki farklı gruplara destek verdi.

Bu durum, Husilere karşı ortak bir askerî ve siyasi cephe oluşturulmasını zorlaştırdı.

Husilerin ise daha merkezi bir komuta yapısına sahip olması, uzun süren savaşta önemli bir avantaj sağladı.

Yemen savaşı nereye gidiyor?

Yemen’deki savaş, yıllar içinde yalnızca hükümet ile Husiler arasındaki bir çatışma olmaktan çıktı. Ülke, bölgesel güçlerin rekabet alanlarından birine dönüştü.

Suudi Arabistan Husilere karşı daha birleşik bir güç oluşturmak isterken, farklı silahlı grupların kendi siyasi hedefleri bulunuyor. Güney Yemen’deki ayrılıkçı hareketler, yerel güç mücadeleleri ve bölgesel aktörlerin çıkarları da savaşın çözümünü zorlaştırıyor.

Husilerin Kızıldeniz’deki saldırıları ise Yemen’deki çatışmayı küresel ticaret ve Orta Doğu’daki daha geniş güç mücadelesiyle doğrudan bağlantılı hâle getirdi.

Bu nedenle Yemen’deki dengeler yalnızca ülkenin iç siyaseti açısından değil, Kızıldeniz güvenliği, küresel deniz ticareti, İran-Suudi Arabistan rekabeti ve İsrail-Filistin çatışmasının bölgesel etkileri açısından da önem taşıyor.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

Haftanın Çok Okunanları