11.3 C
İstanbul
Pazartesi, Mart 16, 2026

Türkiye, IŞİD’lileri almaya hazırlanıyor

Yazıyı Paylaş

Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde tutuklu bulunan ve son olarak Irak’a sevk edilen IŞİD mensupları arasındaki Türk vatandaşlarını geri almaya hazırlanıyor. Irak makamlarının yaklaşık 5 bin IŞİD üyesinin Suriye’den Irak’a nakledildiğini açıklamasının ardından, bu kişiler arasında 165 Türk vatandaşı bulunduğu yönündeki bilgiler Ankara’da dikkatle değerlendirilmeye başlandı. Ancak diplomatik kaynaklar, söz konusu sayının henüz kesinlik kazanmadığını vurguluyor.

Kimlik tespiti süreci titizlikle yürütülüyor

Söz konusu sevk işlemi, Suriye’de öncülüğünü Kürt unsurların yaptığı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolündeki hapishanelerden Irak’a gerçekleştirildi. Ocak ayında askeri cezaevi araçlarıyla konvoy halinde yapılan nakillerin ardından Irak Adalet Bakanlığı, Türk vatandaşlarının da aralarında bulunduğu yabancı savaşçılara ilişkin açıklama yaptı.

Ancak Türk diplomatik kaynaklar, kimliklendirme sürecinin oldukça karmaşık olduğuna işaret ediyor. Yetkililer, Suriye’deki tutukevlerinden Irak’a getirilen kişiler arasında kendisini Türk vatandaşı olarak beyan edenlerin bulunduğunu, fakat her beyanın doğrudan kabul edilmediğini belirtiyor. Özellikle resmi evrakı bulunmayan kişilerin durumunda detaylı araştırma yürütülüyor.

Kaynaklara göre bazı Uygur kökenli kişilerin Çin’e iade edilmemek için Türk olduklarını iddia ettiği; Almanya gibi üçüncü ülke vatandaşlığı bulunan Türk kökenlilerin de dosyalarının ayrı değerlendirildiği ifade ediliyor. Bu nedenle kimlik doğrulama süreci, biyometrik veriler, nüfus kayıtları ve uluslararası yazışmalar yoluyla çok boyutlu şekilde sürdürülüyor.

“Her dosya ayrı değerlendiriliyor”

Yetkililer, yabancı uyruklularla evlenen ve çocuk sahibi olan Türk vatandaşlarının durumunun ayrıca hukuki belirsizlik yarattığını belirtiyor. Örneğin İngiltere vatandaşı bir kadınla evli olan ve çocuğu bulunan bir IŞİD mensubunun dosyasında, çocuğun vatandaşlık statüsünün net olmaması nedeniyle “vatansızlık” riski ortaya çıkabiliyor. Bu tür durumlarda hem uluslararası hukuk hem de Türkiye’nin vatandaşlık mevzuatı birlikte ele alınıyor.

Ankara’nın, ABD ve Özbekistan gibi ülkelerle benzer bir yaklaşımı benimsediği; “yabancı terörist savaşçıların kaynak ülkelerine iade edilmesi” gerektiğini savunduğu belirtiliyor. Bu çerçevede Türkiye’nin Irak makamlarına, Türk vatandaşı IŞİD mensuplarını ve ailelerini geri almaya hazır olduğunu ilettiği kaydediliyor.

Irak’a şu ana kadar yaklaşık 4 bin 500 kişinin sevk edildiği, ancak Suriye’deki kamplarda tutulanların henüz nakledilmediği bildiriliyor.

Türkiye’ye getirildiklerinde ne olacak?

Diplomatik kaynaklara göre, Irak’tan iade edilecek Türk vatandaşı IŞİD mensupları Türkiye’de yargılanacak. Haklarında kesinleşmiş suç isnadı bulunan kişiler terör örgütü üyeliği ve ilgili diğer suçlamalar kapsamında mahkemeye çıkarılacak.

Suça karışmadığı tespit edilen kadın ve çocuklar için ise sosyal entegrasyon programlarının devreye sokulması planlanıyor. Bu sürecin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürütülmesi bekleniyor. Uzmanlar, özellikle çocukların radikalleşme travması, eğitim eksikliği ve psikolojik destek ihtiyacı açısından kapsamlı bir rehabilitasyon programına ihtiyaç duyabileceğini belirtiyor.

El Hol kampındaki belirsizlik

Suriye iç savaşı sırasında binlerce IŞİD mensubu ve aileleri, SDG kontrolündeki özel kamp ve hapishanelere yerleştirilmişti. Bu kampların en bilineni olan El Hol Kampı’nda çoğunluğu IŞİD savaşçılarının eş ve çocukları olmak üzere yaklaşık 24 bin kişinin bulunduğu belirtiliyor. Bu kişiler arasında kaç Türk vatandaşının yer aldığı ise net olarak bilinmiyor.

Güvenlik uzmanları, kamplarda radikal ideolojinin canlı tutulmaya çalışıldığına ve özellikle çocukların örgütsel aidiyetle büyüdüğüne dikkat çekerek, geri dönüş sürecinin yalnızca güvenlik değil aynı zamanda toplumsal uyum boyutuyla ele alınması gerektiğini ifade ediyor.

İçişleri’nin aradığı 98 IŞİD şüphelisi

Öte yandan İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan “Terör Arananlar” listesinde IŞİD üyeliği gerekçesiyle 98 kişi hakkında yakalama kararı bulunuyor. Bunlardan 16’sı, başına 20 milyon TL’ye kadar ödül konulan kırmızı kategoride yer alıyor.

Kırmızı listede, 10 Ekim 2015’te gerçekleşen Ankara Tren Garı Katliamı davasının firari sanıkları arasında bulunan İlhami Balı, Deniz Büyükçelebi ve Nusret Yılmaz da yer alıyor. Gar katliamı davasındaki 17 firari sanığın tamamı arananlar listesinde bulunuyor.

Aynı kategoride aranan isimlerden biri de 2016 yılında Suriye’de iki Türk askerinin yakılarak öldürülmesi olayında rol aldığı belirtilen Talip Akkurt. Adıyaman merkezli “Dokumacılar” grubunun lideri Mustafa Dokumacı da kırmızı kategoride aranıyor. Ankara Gar katliamını düzenleyen Yunus Emre Alagöz ile Suruç katliamını gerçekleştiren Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün de bu grupla bağlantılı olduğu biliniyor.

Turuncu listede 28, sarı listede 12 ve gri listede ise 44 IŞİD şüphelisi bulunuyor.

Mağdur yakınlarından çağrı: “Cezasızlık yeni katliamları doğurur”

Gar davasında müşteki avukatlarından İlke Işık, Suriye’deki kamplarda bulunduğu bilinen isimler arasında İlhami Balı’nın yanı sıra Cebrail Kaya, Mustafa Delibaşlar ve İlyas Aydın’ın yer aldığını, Bayram Yıldız’ın ise Irak’ta olduğuna dair bilgi bulunduğunu açıkladı. Işık, mahkemeye başvurarak bu kişilerin Türkiye’ye iadesinin talep edilmesini isteyeceklerini söyledi.

10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Eş Sözcüsü İshak Kocabıyık da Suriye ve Irak’taki IŞİD mensuplarının Türkiye’ye getirilerek etkin biçimde yargılanması gerektiğini vurguladı. Kocabıyık, “Özellikle 10 Ekim katliamı gibi saldırıların sanıklarının getirilerek rollerinin açığa çıkarılması soruşturmaların derinleşmesini sağlar. Cezasızlık yeni katliamları doğurur” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin önünde şimdi hem hukuki hem de toplumsal boyutları olan karmaşık bir süreç bulunuyor. Güvenlik riskleri, uluslararası hukuk yükümlülükleri ve mağdur yakınlarının adalet beklentisi arasında denge kurulması gerekecek. Ankara’nın atacağı adımlar, yalnızca iç güvenlik politikaları açısından değil, uluslararası terörle mücadele stratejisi bakımından da yakından izlenecek.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

İlginizi Çekebilir