İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, ABD ile İran arasında varılabilecek olası bir anlaşmanın İsrail açısından “değersiz” olacağını belirterek, böyle bir durumda dahi askeri seçeneğin masada kalacağını söyledi. Cohen, mevcut Tahran yönetimiyle yapılacak bir anlaşmanın çözüm getirmeyeceğini savunarak, İran’da bir rejim değişikliğinin bölge ülkelerinin çıkarına olacağını ifade etti.
İsrailli bakan, Washington ile Tahran arasında süren müzakerelere rağmen ülkelerinin tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Bir anlaşma yapılması durumunda dahi İsrail’e yönelik bir tehdit görürsek ve mecbur kalırsak harekete geçeriz” dedi.
ABD ve İranlı yetkililer 6 Şubat’ta Umman’ın başkenti Muskat’ta, son aylarda tırmanan gerilimi azaltmaya yönelik görüşmelere başladı. Görüşmeler sonrası yapılan açıklamalarda ayrıntı paylaşılmazken, temasların olumlu bir atmosferde geçtiği bildirildi. Müzakerelerin devamına ilişkin ise henüz kesin bir tarih açıklanmadı.
Bu arada Cohen’in de üyesi olduğu İsrail Güvenlik Kabinesi’nin istişareler için yeniden toplanması bekleniyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ise İran ile yürütülen görüşmeleri değerlendirmek üzere ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek için Çarşamba günü Washington’a gitmesinin planlandığı bildirildi.
İsrail yönetimi, ABD ile İran arasında yapılabilecek herhangi bir anlaşmanın balistik füze programının sınırlandırılmasını ve İran’ın bölgedeki müttefiklerine verdiği desteğin sona erdirilmesini de kapsamasını talep ediyor. Tel Aviv, İran’ın nükleer ve füze programını ülke için en büyük güvenlik tehdidi olarak görüyor.
Tahran ise müzakere masasında yalnızca nükleer programını görüşeceğini vurguluyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurma taleplerini kesin bir dille reddederek, savaş durumunda dahi bu programdan vazgeçmeyeceklerini söyledi. Arakçı, İran’ın barışçıl nükleer programı için ağır bedeller ödediğini belirterek, hiçbir ülkenin Tahran’a nasıl davranması gerektiğini dikte edemeyeceğini ifade etti.
İranlı bakan ayrıca ABD’nin bölgeye askeri yığınak yapmasının ülkesini korkutmadığını belirterek, İran’ın diplomasiden yana olduğunu ancak gerektiğinde savaşabilecek kapasiteye de sahip bulunduğunu dile getirdi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da İran yönetimini bölgeyi istikrarsızlaştırmakla suçlayarak, Tahran’ın nükleer silah elde etme girişimlerinin bölge ve dünya barışı için ciddi bir tehdit oluşturduğunu savundu.


