Emekli tuğamiral Türker Ertürk, “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” ve “suç işlemeye tahrik” suçlamalarıyla tutuklandı. Ertürk, savcılık ve hakimlik sürecinde verdiği ifadede sosyal medyada yeniden dolaşıma sokulan sözlerinin siyasi değerlendirme kapsamında olduğunu savundu. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Ertürk, bazı videoların yıllar önce yayımlandığını ve ifadelerinin bağlamından koparıldığını söyledi.
Emekli tuğamiral ve eski Deniz Harp Okulu Komutanı Türker Ertürk hakkında sosyal medyada paylaşılan video içerikleri nedeniyle başlatılan soruşturma tutuklamayla sonuçlandı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Ertürk, 17 Ağustos’ta tutuklandı.
Savcılık, Ertürk’ün sosyal medya üzerinden yayılan konuşmalarında kullandığı bazı ifadeler nedeniyle “basın yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçlamasında bulundu. Hazırlanan iddianamede bu suçtan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Ertürk ise verdiği ifadede suçlamaları kabul etmedi.
“Videolar yıllar önce yayımlandı”
BBC Türkçe’nin gördüğü ifadeye göre Ertürk, soruşturmaya konu edilen videolardan birinin yaklaşık üç buçuk yıl önce, diğerinin ise yaklaşık 11 yıl önce yayımlandığını belirtti.
Emekli tuğamiral, bu konuşmaların bugün sosyal medyada yeniden paylaşılırken bağlamından koparıldığını savundu.
Ertürk, söz konusu ifadelerin suç teşkil ettiğini düşünmediğini belirterek, konuşmalarının siyasi değerlendirme sınırları içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi.
Savunmasının merkezinde de bu nokta yer aldı:
Siyasi iktidara yönelik sert eleştiriler ile tehdit veya suç işlemeye teşvik arasında hukuki açıdan ayrım yapılması gerektiğini savundu.
“İktidar değişecek” sözlerini kabul etti
Sosyal medyada yeniden yayılan videolardan birinde, “Bakın artık iktidar değişecek, ama acılı ama acısız iktidar değişecek, onun için herkes aklını başına devşirmeli” ifadeleri kullanılmıştı.
Ertürk, bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul etti.
Ancak bu cümlelerle herhangi bir tehdit kastetmediğini belirtti.
Ertürk’ün ifadesine göre sözlerinin arkasındaki düşünce, siyasi iktidarın mümkün olduğunca kısa sürede değişmesi halinde Türkiye’nin daha az zarar göreceği yönündeydi.
Bu nedenle sözlerinin bir siyasi değerlendirme olarak görülmesi gerektiğini savundu.
Ertürk ifadesinde, özetle, “Bir an önce iktidar değişirse ülkemiz acı çekmez şeklinde düşündüğüm için bu sözleri söyledim” dedi.
“Sözlerim siyasi değerlendirme kapsamında”
Ertürk’ün savunmasında dikkat çektiği temel noktalardan biri de kullandığı ifadelerin siyasi görüş açıklaması niteliğinde olduğuydu.
Türkiye’de siyasetçilere, hükümete ve devlet politikalarına yönelik sert eleştirilerin hangi noktada suç teşkil edebileceği, özellikle sosyal medya çağında sık sık tartışma konusu oluyor.
Ertürk de kendi ifadelerinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
“İktidar değişmeli” yönündeki sözlerinin bir siyasi tercih ve değerlendirme olduğunu belirten Ertürk, herhangi bir kişiye yönelik şiddet çağrısı veya suç işleme talimatı vermediğini ifade etti.
“İktidar devam ettiği sürece ülkemiz acı çekecek”
Ertürk, ifadesinin devamında mevcut iktidara yönelik eleştirilerini de sürdürdü.
Söz konusu iktidarın görevde kalmaya devam etmesi halinde Türkiye’nin zarar göreceğine inandığını belirten Ertürk, güncel siyasi gelişmeleri bu düşüncesinin dayanağı olarak gösterdi.
İfadesinde, devletin yetkili makamlarının PKK ile ve “teröristlerle” görüştüğünü ileri süren Ertürk, yaşanan gelişmelerin geçmişte yaptığı siyasi değerlendirmeleri doğruladığını savundu.
Bu nedenle soruşturmaya konu edilen ifadelerinde suç unsuru bulunmadığını düşündüğünü söyledi.
Tutuklama kararı nasıl alındı?
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Ertürk hakkında sosyal medyada paylaşılan video içeriklerindeki ifadeleri gerekçe göstererek resen soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Ertürk, daha sonra hakimliğe sevk edildi.
Hakimlik, emekli tuğamiralin tutuklanmasına karar verdi.
Savcılık tarafından daha sonra hazırlanan iddianamede ise Ertürk hakkında “basın yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istendi.
Böylece soruşturma, yalnızca sosyal medyada yeniden gündeme gelen eski konuşmaların siyasi tartışılması olmaktan çıkarak ceza davasına dönüşmüş oldu.
Eski konuşmaların yeniden dolaşıma girmesi tartışması
Dosyanın dikkat çeken unsurlarından biri, soruşturmaya konu edilen videoların yeni olmaması.
Ertürk’ün ifadesine göre videolardan biri yaklaşık üç buçuk yıl önce, diğeri yaklaşık 11 yıl önce yayımlandı.
Bu durum, sosyal medyada yıllar önce yapılmış açıklamaların güncel siyasi atmosfer içerisinde yeniden dolaşıma sokulmasıyla ilgili daha geniş bir tartışmayı da gündeme getiriyor.
Bir konuşmanın yayımlandığı dönem ile soruşturmanın başlatıldığı dönem arasındaki zaman farkı, sözlerin hangi bağlamda söylendiği ve yeniden paylaşılırken anlamının değişip değişmediği, davanın hukuki değerlendirmesinde önem taşıyabilecek unsurlar arasında.
Ertürk’ün savunmasının özeti
Ertürk’ün ifadesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde savunmasının birkaç temel noktaya dayandığı görülüyor:
- Soruşturmaya konu edilen videoların yeni olmadığını belirtiyor.
- Konuşmaların bağlamından koparılarak yeniden dolaşıma sokulduğunu savunuyor.
- “İktidar değişecek” şeklindeki sözlerin kendisine ait olduğunu kabul ediyor.
- Ancak bu sözlerin tehdit amacı taşımadığını belirtiyor.
- İfadelerinin siyasi değerlendirme kapsamında olduğunu savunuyor.
- Ülkenin daha az zarar görmesi için iktidarın değişmesi gerektiğine inandığını söylüyor.
- Kullandığı ifadelerin suç unsuru oluşturmadığını düşünüyor.
Dolayısıyla Ertürk’ün savunmasının temelinde, siyasi eleştiri ile cezai tehdit arasındaki sınırın nerede çizileceği tartışması bulunuyor.
Dosyanın bundan sonraki süreci
Ertürk hakkında hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi halinde yargılama süreci mahkemede devam edecek.
Bu aşamada Ertürk’ün suçlu olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor. Hakkındaki suçlamalar yargılama sırasında değerlendirilecek; savunması ve deliller birlikte ele alınacak.
Dosyanın siyasi açıdan taşıdığı önem ise yalnızca Ertürk’ün kişisel durumuyla sınırlı değil.
Sosyal medyada yıllar önce yayımlanan siyasi konuşmaların yeniden gündeme getirilmesi, sert siyasi ifadelerin hangi koşullarda tehdit veya suç işlemeye teşvik kapsamında değerlendirileceği ve ifade özgürlüğünün sınırları konularındaki tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Türker Ertürk ise verdiği ifadede açık biçimde suç kastı bulunmadığını savunuyor ve sözlerinin siyasi görüş açıklaması olduğunu söylüyor.
Şimdi gözler, mahkemenin bu ifadeleri ve soruşturma kapsamında toplanan delilleri nasıl değerlendireceğinde.


