Döviz, Faiz ve Piyasalarda Yeni Dalgalanma Endişesi
CHP kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından siyasi tartışmalar sürerken, gözler ekonomi cephesine çevrildi. Ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, söz konusu kararın yalnızca siyasi sonuçlar doğurmayabileceği, aynı zamanda piyasalar üzerinde de yeni baskılar oluşturabileceği belirtiliyor.
Uzmanlara göre ekonomi yalnızca verilerle değil, güven ortamıyla da doğrudan bağlantılı ilerliyor. Bu nedenle hukuk, siyaset ve kurumlara yönelik tartışmaların yatırımcı algısını etkileyebileceği ifade ediliyor.
“Yatırımcı güveni yeniden tartışılabilir”
Piyasalarda özellikle yabancı yatırımcıların gelişmeleri yakından takip ettiği belirtilirken, son kararın Türkiye’deki kurumsal öngörülebilirlik konusunda soru işaretleri yaratabileceği değerlendiriliyor.
Ekonomi çevrelerinde yapılan yorumlarda, mevcut ekonomik kırılganlıkların yeni siyasi gerilimlerle daha görünür hale gelebileceği ifade ediliyor.
Piyasalar için üç olası senaryo
Uzmanların değerlendirmelerine göre önümüzdeki süreçte üç farklı ihtimal öne çıkıyor.
İlk senaryo: Sınırlı normalleşme
İlk ihtimalde piyasaların yaşanan gelişmeleri kısa süreli bir dalgalanma olarak görmesi bekleniyor.
Bu senaryoda:
- borsada yeniden toparlanma,
- döviz kurunda yatay seyir,
- risk primlerinde düşüş,
- piyasalarda geçici sakinleşme
gündeme gelebilir.
Ancak birçok ekonomist bu ihtimalin düşük olduğunu düşünüyor.
İkinci senaryo: Sert piyasa baskısı
Diğer senaryoda ise piyasaların yaşanan süreci daha kalıcı bir risk olarak fiyatlaması bekleniyor.
Bu durumda:
- bankacılık hisselerinde kayıplar,
- CDS risk primlerinde yükseliş,
- döviz kurunda yeni ataklar,
- rezervler üzerinde baskı,
- faizlerde yukarı yönlü hareket
gibi gelişmeler yaşanabileceği belirtiliyor.
Ekonomi uzmanlarına göre yüksek faiz ve yüksek kur ortamı kısa vadeli sermaye hareketlerini artırabilirken, reel ekonomi üzerinde ağır baskılar oluşturabilir.
“Pahalı istikrar” dönemi uyarısı
Üçüncü senaryoda ise ekonomi yönetiminin piyasaları kontrol altında tutmak için yoğun müdahalelerde bulunabileceği ifade ediliyor.
Bu modelde:
- kamu bankalarının piyasaya müdahalesi,
- sıkı para politikası,
- yüksek faiz ortamının korunması,
- kur üzerindeki baskının sürmesi
bekleniyor.
Ancak uzmanlara göre bu tür bir denge modeli ekonomide kalıcı rahatlama sağlamaktan çok, yüksek maliyetli geçici istikrar yaratabilir.
Reel sektör zorlanabilir
Ekonomi çevrelerinde özellikle üretim ve sanayi tarafına dikkat çekiliyor.
Yüksek finansman maliyetleri nedeniyle:
- şirketlerin krediye erişimde zorlanabileceği,
- yatırımların yavaşlayabileceği,
- iç talebin zayıflayabileceği,
- işsizliğin artabileceği
değerlendiriliyor.
Ayrıca rezervlerin piyasayı dengelemek amacıyla yoğun şekilde kullanılması halinde ekonomik kırılganlığın daha da büyüyebileceği ifade ediliyor.
Döviz ve faiz baskısı sürebilir
Uzmanlara göre kısa vadede kontrollü görünüm sağlansa bile, piyasalardaki temel risklerin tamamen ortadan kalkması kolay görünmüyor.
Ekonomik ve siyasi gelişmelerin birlikte değerlendirildiği mevcut tabloda, önümüzdeki dönemde döviz kuru, faizler ve piyasa güveni üzerindeki baskının sürebileceği belirtiliyor.


