16.3 C
İstanbul
Pazartesi, Ekim 19, 2026

AB’den göç politikasında yeni sert adım: Üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezlerine onay

AB’den göç politikasında yeni sert adım: Üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezlerine onay

Avrupa Birliği’nde göç politikası yeniden sertleşiyor. AB İçişleri Bakanları, oturma izni bulunmayan yabancıların sınır dışı süreçlerini hızlandırmayı ve Birlik dışında sınır dışı merkezleri kurulmasının önünü açmayı öngören düzenlemeye onay verdi. Yeni sistemle, AB’den ayrılması gereken ancak kendi ülkesine gönderilemeyen kişiler üçüncü ülkelerde kurulacak merkezlere sevk edilebilecek.

Avrupa Birliği, düzensiz göçle mücadelede yeni ve daha sert bir aşamaya geçmeye hazırlanıyor.

AB üyesi ülkelerin içişleri bakanları, üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezleri kurulmasına olanak sağlayacak yeni düzenlemeyi onayladı. Düzenlemenin önümüzdeki haftalarda yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Yeni sistemin temel hedefi, AB ülkelerinde geçerli oturma izni bulunmayan kişilerin daha hızlı ve etkin biçimde Birlik dışına çıkarılması.

Sınır dışı merkezleri üçüncü ülkelerde kurulabilecek

Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle AB ülkeleri, kendi sınırları dışında bulunan üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezleri oluşturabilecek.

Bu merkezler özellikle sığınma veya oturma izni başvurusu reddedilen ancak doğrudan kendi ülkelerine gönderilemeyen kişiler için kullanılabilecek.

Böylece AB’den ayrılması gereken kişilerin, sınır dışı işlemleri tamamlanıncaya kadar üçüncü ülkelerde tutulmasının hukuki zemininin oluşturulması amaçlanıyor.

Sistem, İtalya’nın Arnavutluk’ta oluşturduğu merkez modelinin ardından AB genelinde benzer uygulamaların yaygınlaştırılması tartışmasını da hızlandırıyor.

Almanya öncülük ediyor

Üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezleri oluşturulması konusunda Almanya da çalışmalarını sürdürüyor.

Almanya, Danimarka, Hollanda, Yunanistan ve Avusturya ile birlikte Birlik dışındaki ülkelerde merkez kurulmasına yönelik görüşmeler yürütüyor.

Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, yıl sonuna kadar AB dışındaki bir ülkede sınır dışı merkezinin kurulmasına ilişkin anlaşmaya varılabileceğini belirtti.

Ancak şu ana kadar merkezlerin kurulacağı ülkeler resmen açıklanmış değil.

Son dönemde Ruanda ve Uganda gibi ülkeler olası adresler arasında anılıyor. Bu ülkelerle ilgili temasların ne aşamada olduğu ise kamuoyuna ayrıntılı olarak açıklanmadı.

AB’den ayrılmayı reddedenlere daha ağır tedbir

Yeni düzenleme yalnızca sınır dışı merkezlerini kapsamıyor.

AB’de kalma hakkı bulunmayan ancak Birlik’ten ayrılmayı reddeden kişilere yönelik yaptırımların da ağırlaştırılması planlanıyor.

Bu kapsamda gözaltı kararlarının daha kolay uygulanabilmesi ve giriş yasaklarının daha sistematik hale getirilmesi hedefleniyor.

Böylece sınır dışı kararı verilen kişilerin ülkeden ayrılmasını sağlamak için üye devletlerin kullanabileceği idari ve hukuki araçların genişletilmesi amaçlanıyor.

Göç ve Sığınma Paktı’nın ardından yeni adım

Yeni düzenleme, AB’nin son dönemde uygulamaya koyduğu daha kapsamlı göç ve sığınma reformunun devamı niteliğinde.

Ortak Avrupa İltica Sistemi’ni (CEAS) yeniden şekillendiren Göç ve Sığınma Paktı haziran ayında yürürlüğe girmişti.

Pakt, AB’nin dış sınırlarında daha sıkı kontroller uygulanmasını, sığınma başvurularının daha hızlı değerlendirilmesini ve üye ülkeler arasındaki sorumluluk paylaşımının yeniden düzenlenmesini öngörüyor.

Yeni sınır dışı düzenlemesi ise sistemin özellikle geri gönderme ayağını güçlendirmeyi hedefliyor.

Tartışmanın merkezinde insan hakları var

AB’nin yeni politikası, düzensiz göçün azaltılması ve sınır dışı kararlarının uygulanmasını kolaylaştırma hedefi taşıyor. Ancak üçüncü ülkelerde kurulacak merkezlerin hukuki statüsü, burada tutulacak kişilerin hakları ve AB dışındaki ülkelerin bu süreçte üstleneceği rol tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Özellikle kişinin güvenliğinin garanti edilemediği ülkelere gönderilmesi, sığınma hakkı ve geri göndermeme ilkesi bakımından yeni hukuki tartışmaları beraberinde getirebilir.

AB açısından yeni dönem, göç politikasında yalnızca sınırların korunmasına değil, Birlik topraklarına girmiş ancak kalma hakkı bulunmayan kişilerin daha hızlı biçimde sistem dışına çıkarılmasına odaklanıyor.

Üçüncü ülkelerde kurulması planlanan merkezlerin hangi ülkelerde hayata geçirileceği ve uygulamanın hangi hukuki güvenceler altında yürütüleceği ise önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları arasında olacak.

Diğer Haberlere de Göz Atın

Haftanın Çok Okunanları