İran’dan Sonra Hedef Türkiye mi? Bölgedeki Savaş Riski Büyüyor
Tümamiral Cihat Yaycı, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasındaki asıl nedenin nükleer olmadığını, İran’ın Büyük İsrail Projesi kapsamında yeniden dizayn edilmek istendiğini söyledi.
‘ABD VE İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRISI ULUSLARARASI HUKUK KATLİAMIDIR’

Yaycı, bu saldırının aylar önce planlandığını belirterek, Cenevre’de yapılan görüşmelerin bir “tiyatro” olduğunun altını çizdi.
Yaycı, İran ve İsrail’in uluslararası hukuku hiçe saydığını belirterek, “İran’ın bir saldırısı olmadığı sürece ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı uluslararası hukuk katliamıdır” ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail’in bu saldırısı Büyük Orta Doğu Projesinin hayata geçirilmesi içindir” diyen Yaycı, “İran rejimi onlar için miyadını doldurmuştur. İran, Büyük Orta Doğu projesi kapsamında yeniden dizayn edilmek isteniyor. O nedenle bu saldırı Türkiye açısından da çok önemlidir. Çünkü bölgede bir teröristanın kurulmasına zemin hazırlamaktadır” dedi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları Orta Doğu’da tansiyonu yeniden zirveye taşıdı. Saldırıların ardından sadece İran-İsrail hattında değil, bölgenin genelinde savaşın genişleyebileceği yönünde endişeler artmaya başladı. Uzmanlar, yaşanan gelişmelerin bölgesel dengeleri kökten değiştirebilecek sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
“Saldırının Nedeni Nükleer Değil”
Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, operasyonun resmi gerekçesinin ötesinde stratejik hedefler bulunduğunu savundu. Yaycı’ya göre saldırının temel nedeni İran’ın nükleer programı değil; ülkenin bölgesel projeler kapsamında yeniden şekillendirilmek istenmesi. Bu çerçevede İran’ın, daha geniş kapsamlı bir Orta Doğu planının parçası olarak hedef alındığını ileri sürdü.
Yaycı ayrıca, diplomatik görüşmelerin süreci durdurmaya yönelik gerçekçi girişimler olmadığı, aksine askeri hazırlık sürecine zaman kazandırdığı iddiasında bulundu.
Uluslararası Hukuk Tartışması
Saldırının uluslararası hukuk açısından da tartışmalı olduğunu belirten Yaycı, İran’dan doğrudan bir saldırı gelmediği sürece gerçekleştirilen askeri müdahalenin meşruiyetinin sorgulanması gerektiğini ifade etti. Bölgedeki askeri adımların uluslararası hukuk zemininde ciddi soru işaretleri doğurduğunu dile getirdi.
“Türkiye Savaşın İçine Çekilebilir”
Yaycı’nın en dikkat çeken değerlendirmesi ise Türkiye’ye ilişkin oldu. İran’dan sonra sıradaki hedefin Türkiye olabileceğini öne süren Yaycı, Ankara’nın gelişmeleri çok dikkatli analiz etmesi gerektiğini söyledi.
İranlı yetkililerin, topraklarının saldırılar için kullanılmasına izin veren ülkeleri “meşru hedef” olarak değerlendirebileceklerine dair açıklamalarına işaret eden Yaycı, bu durumun Türkiye açısından risk oluşturabileceğini belirtti. Özellikle İncirlik Üssü üzerinden Türkiye’nin doğrudan çatışmanın içine çekilebileceği iddiasını gündeme getirdi.
Bölgesel Dengeler Değişiyor
Uzmanlara göre Orta Doğu’da yaşanan son gelişmeler, sadece İran ve İsrail arasında sınırlı kalmayabilir. Bölgedeki askeri hareketlilik, diplomatik temasların yetersiz kalması halinde daha geniş çaplı bir krize dönüşebilir.
Türkiye’nin hem NATO üyeliği hem de bölgedeki jeopolitik konumu nedeniyle süreci çok boyutlu değerlendirmesi gerektiği vurgulanıyor. Atılacak adımların, yalnızca ulusal güvenlik açısından değil, bölgesel istikrar bakımından da belirleyici olacağı ifade ediliyor.
Orta Doğu’da yeni bir dönemin kapısı aralanırken, gözler Ankara’nın stratejik tercihine çevrilmiş durumda.


