12.4 C
İstanbul
Cuma, Nisan 17, 2026

Piyasa yanıyor, TÜİK alay ediyor

Yazıyı Paylaş

Mart ayı enflasyon verileri açıklandı. Resmi tabloya bakılırsa Türkiye’de enflasyon yavaş yavaş geriliyor. Rakamlar gayet sakin bir tablo çiziyor.

Açıklanan verilere göre yıllık enflasyon şubat ayında yüzde 31,53 seviyesindeyken mart ayında yüzde 30,87 olarak hesaplandı. Aylık artış ise yüzde 1,94. Yani kağıt üzerindeki tabloya bakıldığında fiyat artışlarının hız kestiği görülüyor.

Ancak aynı dönemde başka bir hesap daha var.

Bağımsız araştırma grubu ENAG’ın açıkladığı verilere göre yıllık enflasyon yüzde 54,62 seviyesinde. Üstelik bu rakam gerilemiyor; aksine artış eğilimi gösteriyor. ENAG’a göre mart ayındaki aylık enflasyon artışı da yüzde 4,10.

Ortaya çıkan tablo oldukça ilginç:
Bir hesap enflasyonun düştüğünü söylüyor.
Diğeri ise yükseldiğini.

Vatandaş ise bu iki rakamın ortasında değil, doğrudan alışverişin içinde.

Çünkü ekonomik gerçeklik çoğu zaman çok basit bir yerde ortaya çıkar: market kasasında.

Alışveriş yaparken çoğu kişinin aklından geçen cümle hemen hemen aynı:

“Bu ürün geçen ay daha ucuzdu.”

Bu cümle istatistik tablolarında yer almaz. Ama gündelik hayatın en net göstergelerinden biridir.

Resmi verilere göre enflasyon düşüşe geçmiş durumda. Hatta beklentilerin de altında kalmış görünüyor. Yani ekonomi hem sakinleşiyor hem de tahminlerden iyi gidiyor.

Ancak bu iyileşmenin günlük hayatta hissedildiğini söyleyen pek kimse yok.

Pazarda fiyatlar hâlâ yüksek.
Kiralar hız kesmiş görünmüyor.
Market raflarında da ciddi bir ucuzlama dikkat çekmiyor.

Bu yüzden Türkiye’de giderek daha sık dile getirilen bir durum ortaya çıkıyor: iki farklı enflasyon algısı.

Biri açıklanan enflasyon.
Diğeri insanların yaşadığı enflasyon.

Grafiklerde düşüş var.
Ama alışverişte yükseliş hissi sürüyor.

Sonuçta ekonomi yalnızca sayılardan ibaret değil; aynı zamanda güven meselesi. Açıklanan veriler ile günlük yaşam deneyimi arasındaki fark büyüdüğünde insanlar resmi açıklamalardan çok kendi gözlemlerine güvenmeye başlıyor.

Bugün tartışmanın merkezinde de tam olarak bu soru bulunuyor:

Gerçek enflasyon hangisi?

Tablolarda görünen mi, yoksa markette hissedilen mi?

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

İlginizi Çekebilir