14.8 C
İstanbul
Salı, Nisan 21, 2026

27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya gelişi Yalçın Mıhçı

Yazıyı Paylaş

27 Aralık 1919 Kızılca Gün: Hoş geldin Ata’m!


27 Aralık 1919, yalnızca Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişi değil; Türk ulusal kurtuluş mücadelesinin fiilen merkezileştiği, Ankara’nın direnişin başkenti olarak tarih sahnesine çıktığı gündür. Bu tarih, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde fiili başlangıç noktalarından biri olarak kabul edilir.


İşgalle kuşatılmış bir ülke


1919’da Anadolu karanlık bir dönemden geçiyordu. Osmanlı Devleti fiilen çökmüş, İstanbul işgal altına alınmıştı. Ülkenin dört bir yanı emperyalist güçlerce paylaşılmış, Yunan orduları Batı Anadolu’nun içlerine doğru ilerlemeye başlamıştı. İşgalin yarattığı zulüm, Anadolu’da yerel direniş hareketlerini doğurdu. Ancak bu direnişler parçalıydı ve ulusal bir stratejiden yoksundu.


Samsun’dan Ankara’ya uzanan yol


Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan süreç, Erzurum ve Sivas kongreleriyle siyasal bir kimlik kazandı. Ulusal egemenlik ve bağımsızlık ilkeleri bu kongrelerde netleşti. Ankara’ya geliş ise Milli Mücadele’nin siyasal ve coğrafi merkezinin belirlendiği dönüm noktası oldu. Anadolu’nun ortasında, işgalden uzak ve ulaşım açısından elverişli olan Ankara, bilinçli bir tercihle mücadelede merkez seçildi.


“Kızılca Gün” ve seymen töresi


27 Aralık 1919’da Ankara’da yaşananlar, sıradan bir karşılama değildi. Binlerce seymen, Dikmen sırtlarında Mustafa Kemal’i karşıladı. Ankara halkının “Kızılca Gün” olarak adlandırdığı bu gün, Türk tarihinde varlık-yokluk dönemlerinde yeni bir liderin kabulünü simgeleyen seymen dizilme töresiyle anlam kazandı. Davullar, sancaklar ve dualarla yapılan bu karşılama, Ankara’nın Milli Mücadele’ye açık desteğinin ilanıydı.


“Uğrunda ölmeye geldik Paşam”


Kaynaklara göre Mustafa Kemal’in “Niçin zahmet ettiniz?” sorusuna seymenlerin verdiği “Uğrunda ölmeye geldik Paşam” yanıtı, Anadolu halkının kararlılığını özetliyordu. Bu sözler, milli mücadelenin liderliğinin halk tarafından benimsendiğini gösteren tarihi bir an olarak kayda geçti.


Kurtuluşun karargâhı, Cumhuriyet’in beşiği
27 Aralık 1919’dan sonra Ankara, Milli Mücadele’nin siyasal ve askeri kararlarının alındığı merkez haline geldi. TBMM’nin açılması, düzenli ordunun kurulması ve Kurtuluş Savaşı’nın yönetimi bu kentte şekillendi. Tarihsel açıdan bakıldığında, 27 Aralık 1919 Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuken değil ama fiilen doğduğu gündür.


Bu tarih, yalnızca bir anma değil; Cumhuriyet’in hangi koşullarda, hangi irade ve bedellerle kurulduğunu hatırlatan güçlü bir tarihsel pusuladır.

27 Aralık Seymen Yürüyüşünde Atatürk’ü Yalçın Mıhçı Canlandırıyor

Her yıl yapılan anma yürüyüşünde Atatürk’ü Yalçın Mıhçı Canlandırıyor

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

İlginizi Çekebilir