21.2 C
İstanbul
Cumartesi, Ağustos 29, 2026

Karadeniz’deki Türk gemileri saldırı kıskacında

Yazıyı Paylaş

Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’e yayılan etkisi, ticari gemi taşımacılığını giderek daha fazla tehdit ediyor. Son dönemde Türk sahipli ve Türk bayraklı gemilerin de hedef alınması nedeniyle bölgedeki deniz ticaretinin büyük ölçüde yavaşladığı belirtiliyor. Gemi sahipleri, saldırıların sona erdirilmesi için hükümetin hem Rusya hem de Ukrayna ile daha yoğun temas kurmasını istiyor.

Savaşın başladığı Şubat 2022’den bu yana Karadeniz’de yaklaşık 50 Türk bayraklı gemi ve kosterin saldırılardan zarar gördüğü bildiriliyor. Uzmanlara göre özellikle küçük tonajlı ve kıyı limanları arasında yük taşıyan kosterler risk altında.

Türk gemileri peş peşe hedef oldu

21 Ağustos’ta Ukrayna’nın Reni Limanı’ndaki silah ve askeri teçhizat depolarına yönelik Rus saldırılarının ardından, aynı gün “Necibe” adlı Türk kargo gemisinin de vurulduğu bildirildi.

Gemideki 18 denizciyi kurtarmak için bölgeye giden Türk bayraklı “Ural” adlı geminin de daha sonra saldırıya uğradığı aktarıldı. Saldırıda bir denizcinin hayatını kaybettiği, sekiz kişinin yaralandığı bildirildi.

Daha önce de “Yaşar” ve “Nadezhda” isimli Türk sahipli iki sivil gemi, 3 Ağustos’ta Novorossiysk Limanı’ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarının saldırısına uğramış, 11 personel yaralanmıştı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, sivil gemilerin de çatışmalardan etkilenmesinden ciddi endişe duyulduğunu açıklamıştı.

“Gemiler faaliyetlerini neredeyse tamamen durdurdu”

İstanbul Denizcilik Stratejileri ve Araştırma Enstitüsü Başkanı Salih Zeki Çakır, Karadeniz’deki saldırıların giderek arttığını belirterek bölgedeki Türk ticaret filosunun ciddi bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Çakır’a göre Karadeniz’de faaliyet gösteren Türk kosterlerinin sayısı 700’ün üzerinde. Toplam gemi sayısının ise 2 bini aştığını belirten Çakır, Türk filosunun yüksek koster sayısı nedeniyle saldırılardan daha fazla etkilendiğini ifade etti.

Çakır, can ve mal güvenliğinin ortadan kalkması nedeniyle Türk gemilerinin faaliyetlerini “neredeyse tamamen durdurduğunu” belirtti.

Enerji ve gıda ticareti risk altında

Karadeniz’deki deniz trafiğinin aksaması Türkiye’nin ithalatını da doğrudan etkileyebilir. Petrol ve doğal gaz ürünlerinin yanı sıra buğday, mısır, ayçiçeği, demir-çelik ve kömür gibi ürünlerin taşınmasında yaşanabilecek aksaklıkların maliyetleri artırabileceği belirtiliyor.

Çakır, saldırıların devam etmesi halinde özellikle kış aylarında Türkiye ve bölge ekonomilerinin ciddi zarar görebileceği uyarısında bulunuyor. Taşımacılığın alternatif güzergâhlara kaydırılmasının ise maliyetleri yükselterek tüketici fiyatlarına yansıyabileceği ifade ediliyor.

Çakır ayrıca saldırıya uğrayan ve denizde hasarlı halde bekleyen bazı gemilerin bulunduğunu, bunların taşıdığı yakıtın denize sızması halinde çevre felaketi yaşanabileceğini belirterek hükümetin Rusya ve Ukrayna ile temasa geçmesini istedi.

Türkiye’nin enerji güvenliği de tartışılıyor

Karadeniz’deki güvenlik sorunu, Türkiye’nin enerji politikaları açısından da önem taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin Karadeniz’deki doğal gaz üretimini artırmayı planladığını açıkladı.

Enerji Politikaları Uzmanı Necdet Pamir ise Türkiye’nin enerji ihtiyacında Rusya’ya yüksek oranda bağımlı olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye’nin doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini ithalatla karşıladığını belirten Pamir, bunun yüzde 36,3’ünün Rusya’dan geldiğini ifade ediyor. Ham petrol ve petrol ürünleri ithalatında da Rusya’nın önemli bir paya sahip olduğu belirtiliyor.

Pamir’e göre Karadeniz’de güvenliğin daha da bozulması Türkiye’nin enerji arzı açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.

Akkuyu için de soru işaretleri var

Karadeniz’deki saldırılar, Türkiye’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin yakıt tedariki konusunda da soru işaretleri yaratıyor.

Santralin yakıtının Rusya’daki TVEL tesislerinden deniz yoluyla Türkiye’ye taşınması planlanıyor. Sevkiyatın Karadeniz üzerinden Türk Boğazları’ndan geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Pamir, mevcut güvenlik koşullarında bu taşımaların nasıl gerçekleştirileceğinin belirsiz olduğunu belirtiyor.

Uzmanlara göre Türkiye, NATO üyeliği ile Rusya’ya olan enerji ve ticaret bağımlılığı arasında hassas bir denge kurmaya çalışırken Karadeniz’deki saldırıların yoğunlaşması Ankara’nın hareket alanını daha da daraltıyor.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

Haftanın Çok Okunanları