19.1 C
İstanbul
Çarşamba, Eylül 16, 2026

Şimşek’in 103 TL hesabı, pompanın 100 TL gerçeği

Yazıyı Paylaş

Ekonomide rakamların da kendine has bir mizah anlayışı varmış meğer.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, nisan ayında akaryakıt fiyatlarını anlatırken eşel mobil sistemini savunmuştu.

Dedi ki:

“Eşel mobil sistemi olmasaydı mazot 103 TL, benzin 78 TL olacaktı.”

O gün motorin 86, benzin ise 64 TL civarındaydı.

Aradan aylar geçti.

Şimdi motorin 100 TL sınırına dayanıyor.

İşte ekonominin en ironik tarafı tam burada ortaya çıkıyor:

103 TL olmayacaktı denilen motorin, 100 TL’ye geliyor.

“Daha pahalı olabilirdi” tesellisi

Vatandaş pompaya gidiyor.

Tabela 100 TL’ye dayanmış.

Ekonomi yönetiminin cevabı hazır:

“Eşel mobil olmasaydı daha pahalı olacaktı.”

İyi de…

Vatandaşın deposu varsayımsal fiyatla dolmuyor ki!

Pompa 100 TL gösteriyor.

Depo doluyor.

Karttan para çekiliyor.

Maaştan para gidiyor.

Sonra vatandaşın karşısına “Ama 103 TL de olabilirdi” hesabı çıkarılıyor.

Bu, ekonomik başarı hesabıysa gerçekten ilginç bir başarı hesabı.

100 liraya ulaşmışsın ama 103 liraya ulaşmadığın için sevinmemiz bekleniyor.

Yeni ekonomik ölçü birimi: “Olmasaydı”

Eskiden ekonomi şöyle anlatılırdı:

“Fiyat şu kadar.”

Şimdi yeni bir yöntem var:

“Fiyat şu kadar ama olmasaydı şu kadar olacaktı.”

Benzin 64 lira.

“Olmasaydı 78 olacaktı.”

Motorin 86 lira.

“Olmasaydı 103 olacaktı.”

Bugün motorin 100 liraya dayanıyor.

İnsan ister istemez soruyor:

Biz 103 liradan kurtulurken neden 100 liraya yakalandık?

Pompa matematik dinlemiyor

Şimşek’in hesabının teknik olarak bir mantığı olabilir.

Eşel mobil sistemi fiyat artışının bir bölümünü bütçe üzerinden karşılıyor olabilir.

Ama vatandaşın hesabı biraz daha basit.

Bir litre motorin:

100 lira.

On litre:

1.000 lira.

Elli litre:

5.000 lira.

Kamyonun deposu?

Daha başka bir hikâye.

Traktör?

Başka bir hikâye.

Otobüs?

Başka bir hikâye.

Çünkü motorin yalnızca otomobil sahibinin meselesi değil.

Nakliye maliyeti motorinden etkileniyor.

Tarım motorinden etkileniyor.

Üretim maliyeti motorinden etkileniyor.

Market rafındaki ürünün fiyatı bile dolaylı olarak motorinden etkileniyor.

Yani pompadaki rakam, bir süre sonra bütün ekonominin rakamına dönüşüyor.

“Bağışıklık sistemimize yatırım yaptık”

Şimşek, ekonomi programını anlatırken dış şoklara karşı “bağışıklık sistemine yatırım” benzetmesi de yaptı.

Güzel benzetme.

Fakat ortada küçük bir sorun var.

Bağışıklık sistemi güçleniyor denirken vatandaşın cüzdanı zayıflıyor.

Akaryakıt pahalanıyor.

Taşıma pahalanıyor.

Üretim maliyeti yükseliyor.

Hayat pahalanıyor.

Sonra bütün bunların üzerine bir de:

“Daha kötü olabilirdi.”

deniliyor.

Elbette daha kötü olabilirdi.

Her fiyatın daha kötüsü vardır.

100 TL yerine 120 TL de olabilirdi.

120 yerine 150 TL de.

Ama ekonomi yönetiminin görevi, vatandaşa gerçekleşmemiş fiyatları gösterip teselli etmek değil; gerçekleşen fiyatın vatandaşın hayatındaki yükünü azaltmaktır.

Şimdi soru şu

Mehmet Şimşek’in söylediği rakam bugün dönüp dolaşıp ekonominin karşısına çıkıyor.

“Eşel mobil olmasaydı motorin 103 TL olacaktı.”

Peki bugün motorin 100 TL’ye dayanmışsa…

Bu cümle hâlâ ne kadar teselli edici?

Vatandaşın cebinde “eşel mobil sayesinde kurtarılan 3 lira” diye bir para bulunmuyor.

Pompanın başında yalnızca ödenen para var.

100 TL ise 100 TL.

Ekonomi kitaplarında bunun adı belki “şokun sınırlandırılması” olabilir.

Vatandaşın cebindeki karşılığı ise çok daha kısa:

Pahalı.

Ve galiba Türkiye ekonomisinin yeni sloganı da yavaş yavaş ortaya çıkıyor:

“Merak etmeyin, daha pahalı olabilirdi.”

İyi de…

Vatandaş artık “daha pahalı” kısmını değil, bugün neden bu kadar pahalı olduğunu soruyor.


Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

Haftanın Çok Okunanları