21.2 C
İstanbul
Cumartesi, Ağustos 29, 2026

Avrupa Türk Kurultayı’nda Hun mirasına yolculuk: Atilla Çadırı büyük ilgi görüyor

Yazıyı Paylaş

Macaristan’ın Bacs-Kiskun bölgesindeki Bugac kasabasında düzenlenen Büyük Hun-Türk Kurultayı, Hun ve Türk kökenli toplulukları ortak tarih ve kültür etrafında bir araya getirirken, etkinliğin simge yapılarından “Atilla Çadırı” ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.

Yaklaşık 20 metre çapında ve 7 metre yüksekliğindeki devasa yapı, dünyanın en büyük yurtlarından biri olarak niteleniyor. Hun döneminin yaşam biçimi ve kültürüne ilişkin unsurların canlandırıldığı çadır, kurultay alanının en dikkat çekici noktaları arasında yer alıyor.

Hun dönemine ait eserler sergileniyor

Atilla Çadırı’nda, Atilla dönemine ilişkin kılıç, tabak, çanak ve mücevher gibi arkeolojik eserlerin replikalarının yanı sıra kapsamlı bir arkeoloji ve antropoloji sergisi bulunuyor.

Binlerce kişinin ziyaret ettiği sergide, Hunların sosyal yaşamı, savaş kültürü ve gelenekleri farklı görsel unsurlarla anlatılıyor. Dönemin savaşçılarını tasvir eden üç süvari heykeli, Hunların askeri yaşamına ilişkin dikkat çekici bir sunum oluştururken, çadırın iç duvarlarında Atilla liderliğindeki Hunların katıldığı savaşları konu alan tasvirler yer alıyor.

Çadırda ayrıca Hun döneminin cenaze geleneklerine ilişkin bir bölüm de bulunuyor. Serginin merkezinde yer alan büyük kazan, görevlilerin aktardığı bilgilere göre soylu kişilerin ölümünün ardından gerçekleştirildiği belirtilen bir cenaze geleneğini temsil ediyor.

Bu anlatıma göre, hayatını kaybeden kişinin altın ve gümüşten yapılmış mücevherleri eritiliyor, ardından kişinin anısına nehir kenarında toprağa gömülüyordu. Geleneğin, ölen kişinin hatırasını yaşatmanın yanı sıra toplumun ilerleyen dönemde yeniden bir araya gelerek onu anmasını amaçladığı belirtiliyor.

“Hunların, Türklerin, Macarların Hazineleri”

Atilla Çadırı’nda “Ordos’tan Örseg’e: Hunların, Türklerin, Macarların Hazineleri” başlıklı sergi de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Çadırın hemen yanında ise Macaristan Ulusal Müzesi tarafından hazırlanan “Hun ve Avar Dönemi Kuyumculuk Sanatının Hazineleri” sergisi yer alıyor. Sergide, Atilla dönemine ilişkin eserlerin replikaları ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

Kurultay organizatörlerinden Macar Turan Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Varga Zoltan, Atilla Çadırı’nın adının özellikle Macar tarihinin önemli figürlerinden Atilla’dan geldiğini belirtti.

Zoltan, çadırın öneminin Turan coğrafyasından gelen arkeoloji ve antropoloji temelli sergilere ev sahipliği yapmasından kaynaklandığını ifade ederek, sergide özel arkeolojik yüz rekonstrüksiyonlarının da bulunduğunu söyledi.

İlgi odağı “altın taç”

Zoltan’ın verdiği bilgiye göre serginin en dikkat çekici parçalarından biri “altın taç”. Ordos bölgesi kökenli olduğu belirtilen tacın günümüzde Moğolistan’da bulunduğu ve bölgenin modern siyasi sınırları içerisinde Çin ile ilişkilendirildiği aktarıldı.

Zoltan, tacın Hun dönemine ilgi duyan ziyaretçiler açısından özel bir eser olduğunu vurguladı.

Mücevher tasarımcısı Macar Lenya Goblarka da “Hun ve Avar Dönemi Kuyumculuk Sanatının Hazineleri” sergisinde Macar tarihine ilişkin değerli eserlerin sergilendiğini belirtti.

Büyük Hun-Türk Kurultayı, bu yönüyle yalnızca kültürel etkinliklere değil, Hun, Türk, Avar ve Macar tarihine ilişkin arkeolojik ve antropolojik anlatımlara da ev sahipliği yapıyor. Atilla Çadırı ise sergileri, savaşçı figürleri ve tarihi canlandırmalarıyla kurultayın ortak tarih ve kültür vurgusunun en görünür simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Yazıyı Paylaş

Diğer Haberlere de Göz Atın

Haftanın Çok Okunanları