Yunanistan, Birleşmiş Milletler’e gönderdiği mektupla Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerine itiraz etti. Atina yönetimi, Türkiye’nin sunduğu koordinat ve haritaların “hiçbir hukuki sonucu olmadığını” ileri sürdü.
Yunanistan’ın BM’ye ilettiği mektupta, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) kapsamında adaların büyüklüğüne bakılmaksızın 12 deniz miline kadar karasuyu hakkına sahip olduğu savunuldu. Ayrıca adaların, anakara ile aynı şekilde Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ve kıta sahanlığı oluşturabileceği ifade edildi.

Atina yönetimi, Türkiye’nin “Yunan adalarının 6 milin ötesinde deniz yetki alanı oluşturamayacağı” yönündeki tezinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, bu yaklaşımın Yunanistan’ın egemenlik haklarına yönelik bir ihlal anlamı taşıdığını öne sürdü. Mektupta, yalnızca üzerinde insan yaşamayan veya ekonomik faaliyet bulunmayan kayalıkların MEB ve kıta sahanlığı oluşturamayacağı belirtildi.
Yunanistan ayrıca, tüm adaları için karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkını saklı tuttuğunu vurguladı. Sınırlandırmalarda “orta hat” ilkesinin esas alınması gerektiğini savunan Atina, Türkiye’nin dile getirdiği “hakkaniyet” ilkesinin uluslararası yargı kararlarıyla zayıfladığını ileri sürdü.
Öte yandan Yunanistan, Türkiye’nin 2019 yılında Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatının Yunan adalarının haklarını ihlal ettiğini öne sürerek hukuken geçersiz olduğunu iddia etti. Ayrıca Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs ile yaptığı anlaşmaların da “yasadışı” olduğunu savundu.
Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki yetki alanlarına ilişkin görüş ayrılıkları sürerken, taraflar arasındaki hukuki ve diplomatik gerilimin önümüzdeki süreçte de devam etmesi bekleniyor.


